"Bir insan dini kabul eder, dindar olur veya olmaz; Allah'a inanır veya inanmaz. Ama kültür bağlamında o toplumun hayatını asırlarca biçimlendiren büyük bir kültürel mirasın bir çırpıda yok sayılması, kültürel devamlılık açısından çok korkunç. Allah'a inansanız da inanmasanız da bu toplumda yaşıyorsanız, bu toplumun tanrıyı Allah ismiyle andığını bilirsiniz. Sera bitkisi yetiştirme misyonu, Allah'ın ismini Gott şeklinde öğretmekle başlıyor bence. Siz gayrimüslim veya başka bir milletten değilsiniz ki... Bir kuşak evvel samimi bir dinî hayat yaşayan kimselerin torunları, Allah isminden habersiz yetişiyor. Burada Batılılaşmanın çok yanlış anlaşıldığı apaçık... Eğer bir yaratıcı olduğu fikrini reddediyorsanız bundan hiç bahsetmeyeceksiniz, bahsedilecekse Allah ismini telaffuz edeceksiniz... Gerekiyorsa Gott kelimesinin de yabancı dildeki karşılığı olarak öğretilmesi pekâlâ mümkün. Burada dilin de yozlaştırılması var. Türkçeden evvel öğretilen başka diller, Türkçe konuşan bir toplumla düşünce bağlarını da köreltecektir. Çünkü bütün bunlar bir bilinç düzeyinde olmuyor. Ben gidip Almanca öğreneyim demiyorsunuz. Bunlar size belli bir yaşam tarzının gerekliliği olarak dayatılıyor. Türkçeden evvel Almanca öğreniyorsunuz. Adı üstünde anadil... Ben anadilden önce "dadıdil" öğrendim. Kaç kişi böyle bir hayat yaşamış olabilir ki?"