HUZUR GEÇMİŞTEYDİ
Günümüz yaşantısını ele alarak dünyada olup bitenlere baktığımızda huzurun, saygının, sadakatin, güzel olan her şeyin anlamını yitirdiğini fark edebiliyoruz. Bundan onbeş yıl öncesine bakacak olursak çocukluğumuza denk gelen bir zaman diliminin şuan ki zaman dilimi ile ilgilisinin olmadığını görebiliyoruz. Geçmiş yaşantımızda her şey daha anlamlıydı; çocuklar teknoloji ile iç içe olmak teknoloji ile susturulmak yerine bahçelerde, parklarda korkusuzca ve özgür bir şekilde doyasıya oyunlar oynar günü huzurla ve hafif bir yorgunluk ile geçirirlerdi. Tabi böyle bir durumu yalnızca çocuklar üzerinden değerlendirmek yanlış olacaktır. Geçmişe ait huzur yalnızca çocuklarda değil her yaş kesiminde etkisini göstermiştir. Konu komşu ile olan muhabbetler, piknik heyecanları, düğün merasimleri ve daha nice beraberlik sağlayan durumlar tarifi olamayacak kadar güzel zamanlar doğuruyordu. Yaz ayının güzelliklerini birlikte yaşamak, soğuk havalarda bile bir araya gelip muhabbetleri sürdürmek güne huzur ve anlam katan örneklerdir. Ne yazık ki yaşadığımız dönemde çok sayıda olumsuzluklar ile karşı karşıya kalabiliyoruz bunlar; küresel çapta artan salgınlar ve buna bağlı olarak yaşanılan kayıplar. İnsanlar gün geçtikçe teknolojiye ayak uydurarak robotlaşmaya dönüşmesi gibi nedenler insanları olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Şuan ki zaman diliminde bana dokunmayan yılan bin yaşasın psikolojisi ile ilerleyen ebeveynler çocuklarına bakamamaya ve ihmal etmeye başladılar. Çocuklardaki ileriye dönük atılacak her adımda gerek kendileri üzerinde gerekse çocukların ve çevredekilerin üzerinde olumsuz etki bırakabiliyor. Bu gibi durumlar insanın hayatta yaşayabileceği her olaya sebebiyet verebiliyor. Önceden yetiştirilen her bir bireye el birliği ile huzurlu, şefkat dolu bir