Emperyalist ülke istihbarat örgütlerinin, sömürmeye devam etmek istedikleri ülkelerin içinde karışıklıklar çıkartmakta kullandıkları birkaç önemli silahtan biri etnik meseleler. Buna din ve mezhep gibi ayrımları da ekleyince, gelsin terör, silah, kan, gözyaşı. Kin ve nefret duyguları aşılanıp sırtı sıvazlanan,ellerine silah tutuşturulan, kendilerini halk kahramanı oldum zanneden ama aslında emperyalist ülkeler için kan döküp bazen de can veren zavallılar.
Minicik bir ek: Türkiye deyince, mesaj verilecek olanın Türkiye toplumu olduğunu zannetmeyin. İş dünyası mesajını sokaktaki insanlara, yani avama vermez. Ülkeyi yönetmekte ya da yönetmeye talip olan elite verir.
Çünkü, ekonomi yani para buyurgandır.
Sonra bir bakıyorsun ki vatansever ve terörist kavramları birbirinin yerini alıvermiş. Bir ülkenin teröristi, öteki ülkenin kahramanı olarak ilan ediliyor. Çifte standart tam da bu demek.
Her ülke kendi tarihini yazıyor. Böyle olunca, ortaya, içine doğduğun ulusu ayakta tutma, ona yön verme hedefine kilitlenmiş, ideoloji üretmekten öteye geçmeyen propaganda metinleri çıkıyor. Bir başka şekilde söyleyecek olursam, her ulus, aynı konuyu, mutlaka kendine yontarak yorumluyor. Böyle olunca, yeni nesiller geçmişte olup bitenleri yanlış öğreniyor. Çocuklar, yani geleceğin büyükleri birbirine düşman olarak büyüyor.