“İnançlı olmayı isterdim bazen.
Çünkü fark ettim… inanan insanların içinde başka bir düzen var.
Sanki daha az dağınıklar, daha az kaygılılar.
Bir yere tutunuyormuş gibi, bir şeye bırakabiliyorlarmış gibi kendilerini.
Ben ise hep bilmek istedim, emin olmak…
Ama belki de insanı yoran tam olarak buydu.
Her şeyi kendi içinde çözmeye çalışmak.
Bazen düşünüyorum;
inanmak, bir cevap bulmak değil de
biraz olsun yükü bırakabilmek miydi?”