Gözyaşları! Bir sinirin kasılmasından, bir-iki damlanın gözlerin ucunda birikmesinden meydana gelmiş gözyaşlarına tabiat ne yüce bir kutsallık, ne seçkin bir büyüklük sunmuştur! Gözyaşları!
Onlar hayatın türlü acıları içinde güçsüz kuvvetsiz kalan kalbimize ne büyük bir kuvvet ; gamlar, hüzünler içinde bulunan ruhumuza ne büyük bir teselli verir! Gözyaşları! Onlar bize yaralarımız için verilen bir deva değil midir?
Kendi odası, ucu bucağı bulunmayan dünyanın küçük bür zerre kadar hükmü olmayan ufacık bir parçasıdır ki onun hissesine isabet etmiştir. Bu oda, tamamıyla ancak kendisinin, yalnız kendisinindir.
O gece, babasını ölümün pençesinde çırpınır gördükçe nasıl ağlamıştı! Bir dakika gelmişti ki, o yakıcı bir kuvvetle her parçası ayrı ayrı tahrik ediliyormuş gibi kıvranan bu vücut, birdenbire bezmiş de artık kendisini galibine teslim ediyormuş gibi yatağının bir tarafına serilmişti.
Zavallı annesiz kız! Kim bilir?
Eğer bir annem olaydı belki ona giderdim de derdim ki ;
" Anneciğim, beni mesut etmek ister misin? Hacer'i bahtiyar görmek arzu eder misin?"
Annelere her şey söylenebilir fakat babalara!
Talihsiz kız!
Seni kim dinleyecek? Hiç!