"Tabi ki çöle Nayman Kadın... Sarı Özek çöllerine...Önce kurbanın saçlarını tıraş ederler, sonra bir deve kesip, bu devenin boyun derisini bir kalpak gibi kurbanın başına geçirirler. Ellerini ve ayaklarını bağlayıp, boynuna da delikli bir kütük geçirirler. Böylece kurban, kafasındaki deve derisini ne elleriyle çıkarabilir, ne de başını yerlere sürterek...Bu halde çölün kızgın sıcağı altında günlerce aç-susuz bekletilir. Kafasındaki deri, sıcakta büzüştükçe büzüşür ve adeta kafatasına yapışır. Daha önce tıraş edilen saçları yeniden çıkmaya başlar kurbanın. Anca bu deve derisi, saçların yukarıya doğru uzamasını engeller ve sürekli uzayan saçlar, aşağıya, kurbanın kafa derisine doğru uzamaya devam eder. En sonunda beynine dek ulaştığinda da , artık bu kurban Mankurt olmuş demektir. Kendine su ve ekmek veren sahibinin köpeğidir. Dayanılmaz acıların, çölleri titreten haykırışların sonunda, mutlak bir teslimiyet ve sessizliğe sahip olur."