İçimde bir hüzün var. Gözlerim sık sık sebep belirtmeden doluyor, gözyaşlarımın tuzu yanağımı yakıyor. Kimseyi görmek istemiyorum zaten kimse de beni görmek istemez bu hålde.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anneannem tanıdığım diğer yetişkinlerden çok farklı bir insandı, kanser yatağında yatarken bile küçük bir çocuğun iç dünyasındaki yalnızlığını sezip o dünyaya girerek ona eşlik edebiliyordu. Kanserin son aşamasında bile tamamen acıya teslim olmuyor, birkaç dakika için de olsa mutlu bir an yaratmayı başarabiliyordu. İşte bence bu yüzden, benim anneannem gerçek bir sanatçıydı.
Bazen yıllarınızı birlikte geçirdiğiniz insanlar sizin hakkınızda en ufak bir fikir sahibi dahi olmazken, sadece birkaç kez gördüğünüz bir insan tek bir hareketiyle gerçekliğinizi gördüğünü, sizi anladığını hissettirebiliyor.
Kendin olamadığında, asıl sen kendini sevemiyorsun. Ruhun ait olduğu bedenin içinde mutsuz oldukça bedenin bir hapishaneye dönüşüyor. Hangi mahküm hapishanesini sever ki?