Adaletin ölçüsü, ehliyet ve liyakattir. O zaman cahil bir Kayserili pastırmacının milyoner olduğunu ve bir fikir adamının süründüğünü göremezsiniz. Kazanç, sermaye ile çalışma arasında birinciye arslan payını vererek değil, eşit olarak da değil, istihsalde ikisinin tesir derecelerine, yani liyakate göre paylaşılır.
Liberalizm gafletinizi, sömürücülüğünüzü ve kibrinizi hudutsuz planına naklederek beninizi şahlandırmıştır. Buna rağmen fert, hiç değilse "fena fîl'aile" merhalesine erişebilmiş görünüyor. Bu feragatin kahramanı da anadır. İnsanın ancak evladı lehine devamlı fedakârlığına şahit oluyoruz.
Orta Çağ'ın bozumundan sonra, şiddetli bir ferdiyetçilik hâlinde, ben'in hortladığını görüyoruz. Zamanımızın büyük işaretlerinden biri de bu ben kuduzudur.