O anda kırk yıldan beri incecik bir buz katmanı üstünde yürümüş olduğumun ayırdına vardım. Şimdi buz kırılmıştı ve biz altımızda açılan uçuruma yuvarlanıyorduk. Terk edilmişliğin, avuntu bilmeyen acının uçurumuydu.
Karanlığın içinden çekip çıkardığımız Işık’ın içimizde hep daha fazla yer kazanması için mücadele etmek, gerçek özgürlük arayışı içine girmiş her insanı bekleyen görevdir.