Rıza yine dünyanın bütün neşesini sünger gibi içine çekmişçesine mutluydu. İnanamıyordum
ona. Sabahtan akşama kadar coşkulu olabiliyordu. Gamsızlık da değil, mutluydu adam. Her daim gülüyordu, her şeye, her duruma...
Benim içinse, eğer İsmail’le olmayacaksam kiminle evleneceğim zaten mühim değildi. Ver oradan bir çorap yaaa, ayağımı sıcak tutsun yeter, diyerek çorap eşi seçer gibi, eş seçtim kendime. Severim belki ileride dedim ama hiç ilerleyemedim...