Dertlerimizi avutan akıl ve hikmettir, o engin denizlerin ötesindeki yer değil. Ülke değiştirmekle kıskançlık, cimrilik kararsızlık, korku, tutku bizi bırakmaz.
"Et post equitem sade atra cura"(Ve keder atımızın terkisine binip gelir) -Horatius-
Onlar manastırlarda, medreselerde bile peşimizi bırakmazlar. Bizi onlardan ne çöller kurtarabilir ne mağaralar ne de bedenimize ettiğimiz işkenceler.
"Haeret lateri letalis arunda." (Öldürücü yara bağırımızda kalır.) -Virgilius-
Sokrates'e birisi için yolculuk onu hiç değiştirmedi, demişler. O da: "Çok doğal çünkü kendisini de beraber götürmüştür." demiş.
"Quid terras alio calentas sole mutamus? Patrio quis exul se quaque fugit?" (Niçin başka güneş, başka toprak ararsın? Yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?) -Heratius-
İnsan önce içindeki sıkıntıyı dağıtmazsa yer değiştirmek daha fazla bunaltır onu. Nasıl ki yerine oturmuş yükler daha az engel olur geminin gidişine. Bir hastaya iyilikten çok kötülük edersiniz yerini değiştirmekle. Hastalığı azdırırsınız kımıldatmakla. Nasıl ki kazıklar daha derinlere gidip sağlamlaşır sarsıp sallamakla... Onun için kalabalıktan kaçmak yetmez, bir yerden bir yere gitmekle iş bitmez. İçimizdeki kalabalık hallerimizden kurtulmamız, kendimizi kendimizden koparmamız gerek. Kırdım diyorsun zincirlerimi(?) Evet köpek de çeker koparır zincirini, kaçar o da ama halkaları boynunda taşıyacak.