Evlatlarımızı korumamız gerekiyor. Bu başıboşlukta neler yapmalıyız?
- Zihnimizi tehdit eden; televizyon dizileri, mafya özentili yapımlar, ahlaksızlığı ve sapkınlığı teşvik eden filmler, şiddeti normalleştiren bilgisayar oyunları ortada. Tüm bunlarla mücadele eden bir kurum, kuruluş ve yetkili olmadığı için iş başa düştü. Uzak durun!
- Sağlığımızı tehdit eden; katkılı gıdalar, bağımlılık yapan içecekler, şeker hastalığından kansere, tansiyon ve iç hastalıklara kadar sebep olan, tüm marketlerde satılan o kötü ürünlerden çocuklarınızı uzak tutun. Bunlara karşı bir kontrol mekanizması, bir kurum veya yetkili olmadığı için bunu siz sağlayacaksınız. Katkılı ve hazır ürün tüketmeyeceksiniz.
- Güvenliğimizi tehdit eden; birçok ruh hastası, sapık, şiddet bağımlısı ve kötülük yapmak için yaşayan şahıslara karşı sokaklarda, çocuk parklarında, okullarda ve aklınıza gelebilecek her yerde çocuklarınızı koruyun. Güvenliğinizi sağlayamazsanız o çocukları kim koruyacak?
Çok zor zamanlardan geçiyoruz. Eskiden mahalleler arasında top oynanırdı. Anneler yemek yaparken çocuklar sokaklarda vakit geçirirdi. Her sokak başında kamera da yoktu. Şimdi sokakta çocuğun elini bırakamaz olduk. Katkılı gıdalar vardı ama günümüzdeki kadar yaygın değildi. Meyve ve sebzeden koku ve tat alırdık. Filmler ve diziler iyi değildi ama günümüzdeki diziler kadar rezillikler, sapkınlıklar yoktu. Liste uzar gider.
Gıda bozuldu, eğitim bozuldu, ahlak bozuldu, insan bozuldu…
Bu hakikatleri reddetmenin kimseye bir faydası yok. Sisteminiz, düzeniniz, stratejiniz, planlarınız, projeleriniz ve hayalleriniz tutmadı.
Serhat Arvas - 15.04.2026