Suyun canlı, her türlü duygu ve düşüncemize tepki veren yapısını keşfeden tarafsız bilim adamları bu buluşların yeni bir devrin başlangıcı olduğunu söylerken, devekuşu misali başını kumdan çıkaramayanlar, okunmuş suyu hastasına verenleri küçümsemeye devam ederler.
Insanın kendine karşı en önemli görevi sağlıklı kalmayı tercih etmesi ve bunu ona birisinin vermesini beklemeden sağlığının sorumluluğunu almasıdır. Tercihte bulunmak, tüm sorumluluğu almak, düşünceleri seçmekle başlar. Dolayısıyla şifanın en önemli bileşeni iyi bir ruh hali, pozitif zihinsel durumdur.
Kişinin, ego savunma mekanizmalarını üzerine bina ettiği değersizlik algısının' tek ilacı, çok maharetli bir sanatkarın, çok özel bir sanat eseri olduğunu fark etmesidir. Her sanat, sanatkârına nispetle değer kazandığı gibi, biz de sanatkârımızla kurduğumuz bağla orantılı olarak kendimizi değerli ve iyi hissederiz. Bu bağ güçlendikçe O'ndan aldığımız ışığı yansıtır ve o ışıkla aydınlanir, onunla ısınırız. O'nun isimlerinin yansımalarını üzerimizde görür ve gösteririz.
Farkındalık yolculuğu bizi yutan ejderhamızdan haberdar olma yolculuğudur. Bu farkındalığa ulaşmadan ejderhanin (nefs) doymak bilmeyen midesinde geçen hayatımız, adeta göz hapsindeki mahkûmlardan farksız olmaktadır.