Yine insanların birbirlerine zehir edecekleri güzel bir gün!Birbirlerine zehir etmedikleri hiçbir şey yok zaten; sağlık,itibar,sevinç,dinlenme! Bunun sebebi çoğunlukla ahmaklık,düşüncesizlik ve sıkıntı, ama onları dinleseniz,çok iyi niyetliler.
Doğası gereği kendini aşmaya zorlanan,edebiyatın fantastik imgeleri ile beslenen hayal gücümüz, kendimizin en aşağıda bulunduğu bir dizi varlığı sıraya sokuyor,dışımızdaki her şey daha güzel,bizden başka herkes daha mükemmelmiş gibi görünüyor ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor.Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize,sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz.Böyle şanslı kişinin yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor.
Gerçi dünyadaki bütün işler değersiz,başkaları istiyor diye kendi tutkusunu,kendi gereksinimini dikkate almadan,para,onur ve başka şeyler uğruna kendini yiyip bitiren insan her zaman budalanın biridir.
“Siz keyifsizliği bir günah olarak görüyorsunuz bu bana abartılı geliyor”-“ hiç değil” diye yanıt verdim,”İnsan hem kendisine,hem de yanındakine zarar veriyorsa,bunun böyle algılanması yanlış değil.Birbirimizi mutsuz kılmamız yetmiyormuş gibi,bir de herkesin kendisine ara sıra sağlayabildiği sevinci elinden mi alalım?Keyfi olmadığı halde bunu gizleyecek, etrafındaki sevinçli havayı dağıtmadan buna yalnız başına katlanacak kadar iyi bir insan gösterin bana!Ya da bu,her zaman aptalca bir kendini beğenmişliğin körüklediği kıskançlıktan kaynaklanan, kendimizle barışık olmayışımızın,kendimize saygı duymayışımızın sonucu ortaya çıkan iç huzursuzluğundan başka bir şey değil mi?Mutlu edemediğimiz mutlu insanlar görüyoruz,dayanılmaz olan bu.”
Bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa,keyfime diyecek yoktur,çünkü o yalnızca lahanayı değil,bütün güzel günleri,onu ektiği o tatlı sabahı,suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur,lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır.