Bu yazarın okuduğum ilk eseri. Yanılmıyorsam, yazarın bir de "Hizmetçi" adlı popüler bir serisi var. Ancak ben, bağımsız bir kitap olması ve sürekli karşıma çıkması sebebiyle incelemekte olduğum bu eserle başlamayı tercih ettim.
Kitabın genel atmosferi ve kurgu tarzı bana, nedense, Alice Feeney'nin meşhur eseri "Taş, Kağıt, Makas"ı anımsattı. Açıkçası, kitap benim beklentimin altında kalarak ortalamayı geçemedi.
Öyküde, Tricia'nın katil olduğunu öğrenene kadar olan kısmı oldukça merakla ve keyifle okudum. Hatta zihnimde birkaç farklı teori de geliştirmiştim. Ancak Tricia hakkındaki gerçekler ortaya çıktıkça, hikaye benim için biraz tatsız bir hal aldı.
Başlangıçta, Tricia'nın evi ilk kez görüyormuş gibi davranması ve şüphe oklarının Ethan'a çevrilmesi gibi detaylar gayet yerindeydi. Ne var ki, son bölümleri okudukça kurgunun ne kadar absürt ve zorlama olduğunu fark ettim.
Yazar, en azından okuyucuyu tamamen yanıltmak yerine, sadece Ethan'a karşı bu şekilde davranan bir Tricia figürü yaratabilir ve okura ufacık da olsa gizli ipuçları sızdırabilirdi. Bu, şaşırtmacanın gücünü azaltmaz, aksine kurguyu daha inandırıcı kılardı.
Uzun lafın kısası, ortalama bir gerilim romanı. İlk yarısı sürükleyici olsa da, sonu itibarıyla hayal kırıklığı yaratan, vasat bir okuma deneyimi oldu.