Ay bu kitap bana tüm garip duyguları yaşattı, hislerim o kadar karışık ki ne ağlarım ne gülerim şu an. Geçmişe döndüm bi anda. Edis falan çalıyordu kafamda okurken. Ama kitabı okurken o kadar güldüm ki. İçtiğim su boğazımda mı kalmadı dersiniz artık siz düşünün. Hem yükseldim hem delirdim hem bayıldım hem sinirlendim yerden yere vurdum kendimi bi ara. Kitap çocukluk aşkı bir dee:) Bayadır bu tarz kitap okumadığım içindir belki bilinmez ben çok keyif aldım, duygulandım. okuması çok eğlenceli ve tatlıydı. O telepatinin geçtiği yerlerde falan gözlerim doldu. Bu tarz seviyorsanız zaten beğenirsiniz ama benim gibi pek bu tarzı okumuyorsanız bile sevebileceğinizi düşünüyorum en azından gülersiniz. Sadece ufak eleştirilerm var(elbette), ilki bu adamlar niye bi kere bile yumuşatıcı kokmuyor kardeşim. Yok çikolata yok vanilya yok şeker yok duman. Tahmin edin sıradaki kokumuz nediiiir? Barut.Kızımız da dalin kokuyormuş ay ay. :)) Sonrasında kitapta bolca argo mevcuttu. Ben rahatsız olmam genelde ama biraz abartılmış gibi geldi. Haricinde Gökçen çok delidolu bir kız fakat gerçekte 26 yaşındaki bi kadın da yani bu haraketleri yapmaz hani:)) biraz dizi izliyormuşum gibi hissettirdi. Nedenini okuyunca anlarsınız diye düşünüyorum.Karakterleri okuması keyifli ama gözünüzü korkutmayayım. Ayrıca kitapta ne smut var ne bi kiss sahnesi, sadece bi sonda. Bu yüzden 528 syf gözü yiyen herkes okur. Ayrıca bölüm başlarında o kadar güzel yazarlardan o kadar güzel sözler şiirler vardı ki bayıldım. Her bölüm başında merakla okudum anlam çıkardım o sözlerden. Kapağı ilk gördüğümde hoşuma gitmemişti ama baka baka kapağa aşık oldum mavi mavi çok severim her tonu bi ayrı güzel. Her neyse ben bi editte murathanın hatrı sayılır baklavaları ile ilgili birşeyler görmüştüm dedim bu ne sırf bu yüzden