“Bir afişteki hayale bile sarılacak kadar yalnızdı. İyiyken de, kötüyken de yanında olacak birini istiyordu. Üzgünken susmasına izin verecek, mutluyken sevinciyle yarışmayacak; yalnızken eksikliğini hissettirmeyecek, kalabalıkta kaybolduğunda omzunu hatırlatacak birini. Hayatın belirli anları için değil, tamamı için var olacak birini arıyordu.
Paylaşmak dediği şey, anlatacak çok şeye sahip olmak değildi. Bazen sadece sessizliği birlikte paylaşmaktı. Öyle ki bir yükü sırtından indirip sessizce yere bırakabilmekti. Güçlü görünmek zorunda kalmadığı, dilediğini erteleyebildiği bir yakınlık. Omuzlarının biraz gevşediği, rahat nefes aldığı bir hâl.
Herkes neşeyi paylaşabilirdi. Huzuru, başarıyı, zenginliği... Güzel olan her zaman alıcı bulurdu. Asıl zor olan, insanın çöktüğü anlarda orada kalabilmek.”
“Her başlangıcın içinde biraz gölge, her gölgenin içinde yeniden doğacak bir ışık vardır…” Kitap boyunca hissettiğim duygu tam olarak buydu. “Başlangıç ve Gölge”, insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanlarını zarif bir anlatımla işleyen etkileyici bir eser olmuş.Bu kitabı okurken bazen hüzünlendim bazen umut hissettim. “Başlangıç ve Gölge”, sadece okunup biten değil, hissedilen bir kitap olmuş. Bazı cümleleri uzun süre aklımda kalacak. Yazarın emeğine, yüreğine sağlık.Kendimden bir parça bulduğum için ayrıca teşekkürler