“Ne yaptığımı görüyorsun: Valizimde boş bir yer kalmış, oraya ot dolduruyorum. İşte hayatımız valiz gibidir. İçini neyle doldurursak dolduralım, yeter ki boş kalmasın.”
“Söyler misiniz, neden hoş bir müzikten, güzel geçirilmiş bir akşamdan, samimi insanlarla konuşmaktan hoşlandığımız zaman, tüm bunlar sanki bir yerlerde var olan, ama bizim sahip olamadığımız gerçek, sonsuz bir mutluluğun basit bir kopyasıymış gibi bir hisse kapılıyoruz?”