Adı:
Babalar ve Oğullar
Baskı tarihi:
10 Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758414798
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Vladamir Nabokov'a göre, "Babalar ve Oğullar" Turgunyev'in en iyi romanı olduğu gibi aynı zamanda, on dokuzuncu yüzyılın da en başarılı romanlarından biridir. Turgenyev, kuşaklararası çatışmanın günümüzde hala geçerli, ama daha derin bir görünümünü gerçekçi romanın ilk örneklerinden biri olan eserinde ustalıkla anlatıyor.

Babalar ve Oğullar ilk kez 1859'da Rusya'da yayınlandığında radikal çevrelerle gelenekçi-muhafazakar çevreler romanı odak alarak birbirlerini oldukça sert ve karşılıklı yargılarla eleştirmişlerdir.
279 syf.
·3 günde·8/10
Yıl 1861. Puşkin ve Gogol'un yoğun etkisinde olan bir Rus edebiyatının olduğu,İslavcılar ile Liberallerin çarpıştığı yıllar. Dostoyevski'yi bile Dostoyevski yapan Suç ve Ceza'nın yayınlanmasına daha beş yıl var. Nietsche 17 yaşında. Yalnız etnik olarak Rus hissiyat olarak Alman bir Turgenyev var. Ki bu adam daha Avrupa da bile o kadar etkin olmayan Nihilizmin üzerine, hem de Rus topraklarında bir roman yazar. Babalar ve Oğulları.

------Metnin devamı, eserin kurgusuna yönelik önemli ipuçları içermektedir-----

Rus edebiyatı ile ilgili olanlar Turgenyev'in görüşlerini, hayatını genel olarak biliyorlar. Bu romanda da hayatından kesitler var. Batıcılığı, Nihilizmi, Alman hayranlığı, kadınlarla olan ilişkileri, Tolstoy ile düellosu Vs. Roman yazıldığı dönemde büyük ses getirmiştir. Romandan sonra gençler arasında Nihilizm hızla yayılmıştır. Bu hızlı yayılışı etkisini yaklaşık 10 yıl sonra yazılacak Dostoyevski'nin Ecinnilerinde net olarak görülecektir. Tabi bu etkilerin yanında çokca da eleştiriler gelmiştir. Eleştirilerin en önemlisi ise Turgenyev'in romana bir son bulamadığı, bu yuzden baş karakteri öldürerek bitirdiğidir. Kanaatimce Turgenyev kesip atmaktan ziyade hiçliği savunan ve bir hiç olan bazarov'u, hiçlikle sonuçlandırmıştır.

Her ne kadar yıkıcı düşüncesini benimsemesem, romanın karakterini Nihilizmi kural olarak yaşayan biri olarak görsem de; bir uç nokta olarak kendi düşüncelerini savunan ve bunu korkusuzca dile getiren Turgenyev'i gönülden kutluyorum.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
312 syf.
·Beğendi·8/10
Selamlar ola sizlere köy yerinde su kuyruğuna girmiş Düriyeler ve kahvehane müdavimi çiki çiki Memişler .. Nassınız iyisiniz işşşallah ! Ben çok iyiyim ..Sizler de iyi olasınız .. Kış geliyor .. Aman dikkat ! Gördüğünüz üzere sizlere bugün köy yerinden seslenmeyi uygun buldum .. Neden diyecek olursan okumaya devam et diyeceğim .. Pek tabii her incelemede olduğu gibi bu incelememizi de sponsorlar vasıtasıyla yapmaktayız .. Nedir onlar diyecek olanlar vardır aranızda .. Olur olur .. İlk defa denk gelmiştir .. Efenim 5 kutu "KT" , yanında Peyman "KAVRULMUŞ TUZLU FISTIH" ve backgrounda çakılı loop a alınmış Davaro OST..
https://www.youtube.com/watch?v=IfYp1cPtukE (MÖHTEŞ!)

Hemen yasal uyarıyı yapayım da el ovuşturanları sevindirmeyelim .. Alkol içmeyin sevgili genç kardeşlerim .. Zaten kutusu 14 lira olmuş .. İsteseniz de içemezsiniz ya ..KOH KOH KOH !!! =)) AMAN diyeyim ben yine de ..

Efenim ben söylemekten bıktım sizler de duymaktan bıktınız .. Biliyorum ! Ne okursanız okuyun ama okuduğunuz kitabın içinde yer alan olayların geçtiği dönemi muhakkak ama muhakkak araştırın .. Pek tabii ben böyle diyorum ama siz yine de okumayacak ya da araştırmayacaksınız .. İşte sizler bu yolu seçeceğiniz için ben sizler yerine okudum ve araştırdım .. Sizler için kaleme alayım dedim .. Bu kitabı , "Leblebi koydum tasa , el vurdum basa basa" zihniyetiyle okursanız soğan - sarımsak olur sonunuz .. Herkes kemerini bağladı .. Startı veriyorum ..

Sevgili caniko .. Bu incelemeyi burlara kadar dayanıp okuduysan bil ki sen de bizdensin .. Sen de edebiyata gönül verenlerdensin .. Kendim yazmıyorum , edebiyattan da para kazanmıyorum ve edebiyattan anladığımı da iddaa etmiyorum ama okuduğum yazarlardan gözlemlediğime göre , edebiyat bir var olma biçimi .. Bir tutku ..Bugün yazarlık bir meslek ama her zaman böyle değildi .. Ne mi demek istiyorum ?

Tıpkı Aziz Nesin (BABALARIN BABASI!) gibi , tıpkı Jack London gibi , tıpkı faşizme dur çekmiş Remarque gibi , tıpkı adı ölüm listelerine iliştirilen Eduardo Galeano gibi , tıpkı hayatı ellerinden alınan Wolfgang Borchert ya da Sabahattin Ali gibi farklı yollardan geçenler de var .. Bunlardan biri de Turgenyev ..İşbu Turgenyev , Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndaki görevinden dönemin en etkili eleştirmenlerinden biri sayılan Belinski 'nin gazlaması sonucunda istifa edince, "karadul kılıklı" anası Varvara Petrovna 'nın hışmına uğruyor .. Petrovna alttan giriyor , üstten çıkıyor , baktı ki baş edemicek oğluyla ; bir mektup yazıyor katranlısından .. Ve soruyor : "Sen" diyor , "demek yazar olmak istiyorsun.Peki bu kibar erkeklere yakışan bir meslek mi sence?" Hızını alamıyor ve devam ediyor : "Bir centilmen , kağıt karalayacağına , devlete hizmet ederek isim yapmalı." Yani diyor ki : Ey sen gavurlar gavuru sefil Turgenyev .. Yemedim yedirdim , içmedim içirdim .. Saçımı süpürge ettim .. Sütümü helal etmem sana ..Gelgelelim bizimki idealist .. Koymuş kafasına bir kere .. Lakin Varvara' ya da hak vermek lazım el frenini çekmek suretiyle .. Çünküm o dönem batıda durum bu ! YAZARLIK MESLEKTEN SAYILMIYOR kardeşim .. Sayılmadığı gibi soylulara , asillere de yakıştırılmıyor .. Misal o dönemin mihenk taşı , sofralardaki arabaşı(YOZGAT!) Lord Byron dahi safi bu sebepten dolayı şiirlerinin yayın hakkını çevresine , eşe dosta bağışlayan isimlerden ...

Biz yine Turgenyev' e dönelim cicim .. Turgenyev'in kararından vazgeçmemesi ile Varvara Petrovna para musluklarını kapatıyor ve Turgenyev için "İÇ SOĞUK SULARI GÖR GÖTÜM YOLLARI" turnesi start alıyor .. Şaşırmayınız ! Vaziyetler nazik o dönem... Bu kapatılan para muslukları ile gurbet ellerde Turgenyev neler yaşıyor varın siz gelin düşünün ey kukumanjerolar .. Bununla beraber devlet görevinde yer almayıp sanata yönelen , başka bir deyişle sanatı gelir kapısına dönüştüren ilk "soylu" isim büyük Rus şairi PUŞKİN .. Bu da ek bilgi olsun =P Ben daha ne edem gardaş !?!?!?

Turgenyev'in anasından söz ederek devam edecek olursak , bu gaddar kadının normal yaşamdaki davranışlarının Turgenyev'in yaşamıyla beraber eserleri üzerinde de büyük etkisi oluyor .. Turgenyev'in şiddete dayalı eğitim ile çiftlikten firar etmesi ve annesinin , çiftlikte çalışan bir "ölü canın" köpeğinin çok havladığı sebebiyle ölüm emrinin işbu kadın tarafından verilmesi .. Köylüleri eserine hammadde yapan Turgenyev 'in satırlarındaki ilgiyi sadece annesine bağlamak da doğru olmaz pek tabii .. Daha öncesinden de köy hayatı ve köylülere ilgi duyan bir isim .. Öyle ki , yazdığı pek çok eser sonrasında trenle Orel'den Moskova' ya giderken yanına yaklaşan iki köylünün , " tüm köylüler adına" kendisine teşekkürlerini sunmalarını , "hayatının en onurlu anı" olarak değerlendiren isim de Turgenyev ... Bu olanlara mukabil gelişen toplumsal muhalefet ile Rus yazımında ve güncel siyasette köylülere daha fazla önem verilen bir dönem de gelip çatıyor o dönemlerde ve 1874 yazında binlerce öğrenci üniversite hayatıını bırakıp yabana yani kırsal kesimlerde yeni bir hayat kurmaya gidiyorlar ...Pekçoğu taşınmazlarını yani evlerini , bundan böyle ihtiyaçları olmayacağı gerekçesi ile elden çıkarıp köylüler gibi giyinip , köylüler gibi konuşmaya çalışıyor.. Onlara , yani bu öğrencilere göre köylüler "doğal sosyalistler" o dönem .. Kendilerini de Narodnik yani POPÜLİST olarak tanımlıyorlar...

Tüm bunlar iyi güzel de .. O dönem şehir hayatını bırakıp gelen gençler, ne oradaki köy hayatına uyum sağlayabiliyorlar ne de oradaki köylüler onlara.. Yün yorganların yerini saman , sabah kahvaltısındaki 5 çeşitin yerini çökelek alınca neşe kaçıyor haliyle ... Yine de umutlu öğrenciler yılmıyorlar köylüyü yani mujikleri aydınlatmaya çalışarak.. Ve sürekli şu cevabı alarak : ÇAR OLMADAN NASIL YAŞARIZ BİZ ? Bilmem tanıdık geldi mi ?!?!?( "OSMANLI EVLATLARI" ELİME MUM DİKSİN !! =))) )

Tüm bunlarla nereye varacaksın dersen şekerim cevabım şudur sana : Bükemler ile Übeydelerin - Abdullahların , YOZGAT İLE PARİS'in savaşıdır bu .. PARİS 'i YOZGAT' a GÖTÜREMEYİNCE , YOZGAT 'ı PARİS' e GÖTÜRMEYE KALKIŞAYAZMAKTIR .. Babalar ve Oğullar ,( ki bu da yanlış bir ceviridir .. Aslı BABALAR VE ÇOCUKLARDIR ) adı altında okuduğunuz bu roman işbu sözünü ettiğim iki kesimin kuşak farkından kaynaklanan savaşımının totalidir esasen .. İnceleme de sadece bu paragraftan ibarettir ..
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.5/10 (2.992 Oy)3.073 beğeni11.055 okunma3.869 alıntı90.488 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (2.173 Oy)2.338 beğeni8.688 okunma6.288 alıntı46.079 gösterim
  • İnsancıklar
    8.2/10 (2.585 Oy)2.665 beğeni9.917 okunma8.218 alıntı62.521 gösterim
  • Kumarbaz
    8.3/10 (3.177 Oy)3.140 beğeni11.981 okunma4.436 alıntı64.484 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (2.008 Oy)2.417 beğeni7.785 okunma5.826 alıntı62.906 gösterim
  • Beyaz Geceler
    8.3/10 (3.486 Oy)3.381 beğeni12.450 okunma6.809 alıntı80.720 gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (2.100 Oy)2.499 beğeni6.814 okunma9.830 alıntı67.558 gösterim
  • Martin Eden
    9.2/10 (3.908 Oy)3.906 beğeni10.085 okunma8.998 alıntı91.553 gösterim
  • Dava
    7.8/10 (3.516 Oy)3.450 beğeni14.297 okunma3.514 alıntı83.038 gösterim
  • Sokrates'in Savunması
    8.5/10 (2.560 Oy)2.591 beğeni10.134 okunma3.991 alıntı65.346 gösterim
259 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bazen, bazı karakterlerden o kadar etkilenirsiniz ki oturup onlarla sohbet etmek istersiniz. Herşeye karşı çıkan, kendine zor ve çetin bir hayatı seçen -nihilist- “Bazarov” karakterinde ise bu duyguyu daha yoğun olarak yaşadım.

Turgenyev’i ilk kez okudum ve beklentimin çok üzerinde bir yazar olarak tanıdım.

Yazar; öyle süslü, derin analizli, müthiş tespitli sözlerini kitaba öyle doğru bir şekilde serpiştirmiş ki tam sıkılma hissi belirecekken sizi şaşırtan bir sözle başbaşa kalıyorsunuz ve bu da kitabı elinizden bırakmayıp sizi yazıların içinde sürüklemeye yetiyor.
259 syf.
·6/10
İki oğul, iki baba ve hayatlar. Oğulların babaları. Arkadiy ılımlı bir genç, Bazarov nihilist ve sorgulayan bir oğul. Oğullarını çok seven, üstüne titreyen babalar. Ve birbiriyle aynı zaman çizgisinde birleşmiş hayatlar.

Turgenyev'in okuduğum ilk kitabı. Anlatımı oldukça anlaşılır, betimlemeleri güzel bir kitap. Klasikleri seviyorsanız sıkılmayacağınızı düşünüyorum :)
288 syf.
·3 günde·Puan vermedi
İki kuşak, iki farklı bakış açısı... Turgenyev; toplumun muhafazakar, değer yargıları olan, gelenekçi, romantik kesimiyle onların nihilist, daha bireyci, yeniliklere açık çocukları arasındaki kuşak çatışmasını çok güzel işlemiş. Bir benzerinin de ülkemizde gerçekleştiğini düşünüyorum. Hatta toplumdaki kutuplaşmanın siyasi partilerden ziyade nesiller arasındaki görüş farklılıklarından meydana geldiğini düşünüyorum.

Karakterlerden Bazarov güçlü kişiliği olan, sorgulayan, otorite kabul etmeyen birisi. Toplumsal değerlerden kendini soyutlamış, gururlu biri.. Yakın arkadaşı Arkadey ise biraz onun etkisinde kalsa da bu dönüşümü yaşamakta zorluk çeken bir karakter.

Rus toplumunu bir karakter üzerinden anlatan Oblomov'a benzeyen bu romandaki fark bunu 2 karakter üzerinden yapması. Nasıl ki insanlar zor değişir, alışkanlıklarından vazgeçemez, ağır bir dönüşüm yaşar, toplum da öyledir. İşte Arkadiy tam da onu temsil ediyor. Evet toplum değişiyor ama bu radikal olmuyor. Çünkü bunun için bedel ödenmeli. Bazarov, bu uğurda sevdiği kadından bile vazgeçen birisi. Kimse böyle bir bedel ödemeye yanaşmadığı için pek çok kişi bir şekilde sistemin içine tıpkı Arkadey gibi giriyor.

Biraz entelektüel faşizmi yansıtıyor Bazarov. Onun yanında kimse kolay kolay kendisi olamıyor. Hatta en yakın arkadaşı bile ona hayran olsa da ondan kopmak zorunda kalıyor. Arkadaşının kendi olabilmesi için romantizme karşı olan Bazarov'dan soyutlanıp bir aşk yaşaması gerekiyor. Bazarov toplumu değiştirmeye, eski Rus tutuculuğunu öldürmeye çalışıyor fakat sonunda kendisi ölüyor, onu hasta yatağında inanmadığı bilim de inanmadığı din de kurtaramıyor. Ölürken de nihilist olarak ölen ve haklı çıkan sıra dışı bir karakter Bazarov.

O ölünce toplum da rahatlıyor. Çünkü radikal fikirli olanlar sevilmez. Ötekidir, bozguncudur, serseridir, onlar yok olunca toplum düzelecek zannedilir ama toplum hep aynıdır. Nitekim Bazarov bunu belki de geç de olsa anladığı için bu kadar erken ölüyor. Zaten Bazarov öldükten sonra kitapta geçen ve diğer insanlar için kullanılan:'' Hepsi güzelleşmiş, olgunlaşmış gibiydiler, herkes biraz üzüntü duyuyordu ama aslında hepsi mutluydu'' ifadeleri toplumun vasatlığa aykırı kişilere karşı olan tutumunu göz önüne seriyor. Sahi, acaba hepimiz değişimden korktuğumuz için Pavel Petroviç gibileri uğruna Bazarovları mı harcıyoruz? Ve sıcak ama samimiyetsiz karakterler uğruna soğuk ama gerçekçi kişileri mi yok ediyoruz?
259 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Turgenyev...
Meğer okunacak ne de çok yazar ne de çok kitap varmış. Ben bir dünya klasiği daha ekledim okundu listeme.
Her kitabı bitirdiğimde böyle içimde bir hüzün oluyor nedense. Her bir karakteri içimde yaşıyorum sanki. Onlar üzülürse üzülüyorum onlar sevinirse beni de bir mutluluk sarıyor. Kimi zaman aşık oluyor kahraman ben seviyorum sanki onun sevdiğini. İçine çekiyor her kitap, özellikle dünya klasikleri. Evet başlarda biraz zor gibi geliyor okuması ama önemli olan devam edebilmek ki her biri şaheser bence.
Babalar ve Oğullar....
Başlarda kitaba biraz haksızlık yapmışım, gitmiyor diye bir ara kitabi yarım bile bırakmayı düşünmüştüm. Pek adetim değildir aslında öyle yarım bırakmak kitapları. Kitaba hakaret gibi geliyor bana yarım bırakınca. Sonra incelemeleri okuyunca dedim ki şu an bir yargıya varmak için çok erken. Oku dedim kendime. Ve iyi ki oku demişim. Eğer kitabı yarım bırakmayı düşünen varsa tavsiyem devam etsin.
İki arkadaş ve onların babaları...
Kitap nihilist gençleri anlatıyor. Her şeyi inkâr eden gençler acaba aşkı da inkar da devam edebilecekler mi?
Aşka inanmayaları sarınca aşk, onun varlığını inkar edemiyor hiç kimse.
Ve ölüm yaşlı genç dinlemeden birer birer götürürken herkesi, her birimiz kendi sıkıntılarımıza dalmışken, gelecekle ilgili bir sürü plan hazırlarken, neden bir sonraki ölen biz olmayalım?
Kitabı merak edenleri bu dünyaya davet ediyorum.
Okuyalım kitap dostları. Çokça okuyalım.
259 syf.
·Beğendi·9/10
Turgenyev'in okuduğum ilk kitabı. Yazarın kalemini sevdim. Kitap sade ve akıcı bir dille yazılmış. Bazı klasiklerdeki rahatsız edici boyuttaki detaylar, uzun uzadıya karakter tahlilleri yok. Her şey olması gerektiği miktarda ne eksik, ne fazla. Konusuna gelince; 1860 Rusya' sında farklı karaktere ve aile yapılarına sahip iki oğul, iki babanın hikayesi. Aynı zamanda dönemin sosyolojik yapısı konusunda da bilgiler veren güzel bir kitap.
160 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Düşünceleri çivi gibi beyne saplayan ve bunu acıtmadan yapabilen bir kitap....

Üniversiteli iki gencin (Arkadi ve Bazarov) toprak sahibi babalarının yanına dönmeleri ile başlayan bir serüvenin anlatımıdır. Aslında kitabın ismi kitabı anlatmak için (kanımca) yetersiz, yayıncı her ne kadar baba ile oğul arasındaki kuşak çatışması dese de, ben bundan ziyade Nihilizm düşüncesine sahip bir gencin hayat hikayesinin bir parçası olarak görüyorum...

Bazarov düşüncelerini hayatına yansıtabilen ve korkusuzca dile getirebilen (bana göre) ender bir kişilik örneğidir;
((“Kim bu? Ne kadar güzel bir kadın!”
“Kimden söz ediyorsun?”
“Ne tuhaf soru..... burada sadece bir güzel kadın var.”))
veya
((“Doğa da mı saçma?” ....
“Senin anladığın anlamda doğa da saçma. Doğa bir mabet değil, bir atölyedir,
insan da orada çalışan bir işçi.”)).....

benim açımdan kitabın anlamını ikiye katlayan durum ise; Bazarov'dur...
şöyle ki; eğer bir gün biri benim hakkımda, kişiliğim hakkında biraz bilgi sahibi olma arzusunu duyarsa, Bazarov karakterini incelemesi yeterli olur sanırım...
293 syf.
·4 günde·Puan vermedi
rus edebiyatının nihilist eserlerinden bir tanesi olan bu eser oldukca etkileyici tasvirlere sahip. Öte yandan turgenyev nihilist olan baş karakteri öldürerek aslında nihilizmin insan doğasına aykırı olduğunu anlatmak istemiştir bana göre.
259 syf.
·3 günde·7/10
Turgenyev eserinde baş kahraman Bazarov'u merkez alarak o dönemin Rusya'sındaki kuşak çatışmalarını ele almış.Ama açıkçası bu ele alış beni çok doyurmadı.Genç-yaşlı,aristokrat-nihilist kavgasından bir anda aşk romanına döner gibi hissettim kendimi.Ama üslubu çok sevimli buldum.Uzun uzadıya mekan ve kişi betimlemelerinden uzak,gayet duru ve yalın anlatımı var.Hele kitabın sonuna gelindiğinde karakterlerın son hallerini anlatmasıyla sanki Perihan Savaş'ın Gerçek Kesit programında gibi hissettim kendimi ve çok keyif aldım.Beklentileri çok yüksek tutmadan bir çırpıda okunası bir kitaptır kendileri efendim.
“Bir romantik olsaydım ‘yollarımızın ayrıldığını hissediyorum’ derdim ama değilim, o yüzden sana birbirimizden bıktığımızı söylüyorum.”
“Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer; ama insan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendini iyi hisseder.”
Kişilik, sayın bayım, en önemlisi budur işte: İnsanın kişiliği bir kaya gibi sağlam olmalıdır, çünkü her şey onun üzerine bina ediliyor.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Babalar ve Oğullar
Baskı tarihi:
10 Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758414798
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kum Saati Yayınları
Vladamir Nabokov'a göre, "Babalar ve Oğullar" Turgunyev'in en iyi romanı olduğu gibi aynı zamanda, on dokuzuncu yüzyılın da en başarılı romanlarından biridir. Turgenyev, kuşaklararası çatışmanın günümüzde hala geçerli, ama daha derin bir görünümünü gerçekçi romanın ilk örneklerinden biri olan eserinde ustalıkla anlatıyor.

Babalar ve Oğullar ilk kez 1859'da Rusya'da yayınlandığında radikal çevrelerle gelenekçi-muhafazakar çevreler romanı odak alarak birbirlerini oldukça sert ve karşılıklı yargılarla eleştirmişlerdir.

Kitabı okuyanlar 9.731 okur

  • Musa Balikçi
  • Ebubekir Güzel
  • Kevser K
  • Beste
  • Halil Levent Kabay
  • Alexander
  • Yadef
  • Fatma IRMAK
  • Zülfet UZUN
  • M.Salih ASLAN

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları