Zeliha gmssy

Günümüzde sadece Türkiye değil bütün Müslüman devlet ve milletler bir açlık çekiyor. Bu açlığın maddi olması sebep gösterilse de manevi açlığı örtbas etmek için uydurulan o meşhur kılıflardan biridir. Dindeki kanaat ve ardından gelen şükür ahlakı, maddi imrendirme ile yerini kanaatsizliğe ve doğal olarak şükürsüzlüğe terk etti.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Köprü iki yakayı birleştirmek için kurulur. Bir yaka şeriat, diger yaka ahlak derinliğini kavramamız için sonradan sistemleştirilen tasavvuftur. Kişi din köprüsünü bu iki yaka üzerinde kurduğu vakit kalbin ruhu dediğimiz ilahi tecellilerde söz, davranış tesir eder.
Ruhumuz mutlu olunca aklımız ister istemez ona ayak uyduruyor. Dans figürleri gibi. Mantıkla bakıldığında ne kadar akıl dışı duruyor ama dans edene sorsanız ruhu kanatlanmış uçuyordur.
Dedikodu yabani bir ot gibi bulunduğu toprağı ele geçirmeden durmaz. İnsan da dedikodu ile benlik tarlasını donatmayana kadar durmak bilmez. Tatlı zehir.
Ruhunda o kadar çok boşluk vardı ki, her bir boşluğu kendince anlamlar üreterek doldurmaya çalışıyordu ve deneyimleye deneyimleye bu onda bir kabiliyete dönüştü.