Hikaye içinde hikaye , kıssa içinde çıkartılacak dersler, geçmişte yaşamış önemli , kıymetlı zatlar hakkında unutulmaz öyküler, konuşmalar ve bir zanaat işlerken yaptığın işi aşka dönüştürmek, beden aşkını manevi boyuta taşımak , kendini bulma kendini bulmak için gel ne olursan gel niteliğinde tasavvufi bir eseri okuyup bitirdim. Bitirdikten sonra üzerimde bıraktığı etkiyi kelimeler ile anlatamaya bilirim . Ruha , bedene şifa , ilerleyen yolumda rehber olacak bir eser diyebilirim .
Bu eserde iki kardeşin bir ailenin hikayesi kurgusal olarak verilse de sayfalar ilerledikçe öğrenilen bilgiler ile dolup taşıyor. Kitabı okudukça hemen yazarımızın öz geçmişini araştırma duygusu uyandı ki , kısa olarak öğrendiğim kadarıyla bu esere aksettigi bilgilerin kaynağının onun çevresinde ailesinde olan önemli kişilerin bilgi birikiminden ve kendi verdiği emeklerinden olduğunu anladım .
Bir kız çocuğunun sevgiye muhtaç halinden bir bakıcının derinden ilgilenmesini ilk satırlarda buluyoruz ama baba ve amca olarak iki kardeşin kendi aralarındaki hesaplaşmayı okuyunca kurgu daha iyi oturuyor . Türkiye'de başlayan macera Özbekistan sınırlarına kadar yol alıyor ki orada Nakkaş Adem Hoca bizi karşılıyor.
İki kardeşlerden biri beden ile aşkı seçerken diğeri aşkı manevi boyuta taşımasını adım adım örnek teşkil edecek yaşanmışlık ile daha iyi kavrıyoruz. Yemeklerden aşırılık ve ziyan duygusu , birbirlerine saygı ve sevgi , hörmet , her ne iş ile uğraşırsak ugraşalım aşk ile yaparsak bize ve çevremize faydasını , dostluğu , merhameti , fani dünya , maneviyata huzur içinde gidilebileceğinin dersini çıkartıyoruz.
İkili sohbetlerde altı çizilecek cümleler ile kendini bulma yolunda kılavuzluk edecek türden. Bazı kitaplar anlatılmaz yaşanır denir ya işte okuyup bu hazzı ve fevzi kendinizde