Bir insanın hakkında yanlış düşüncelere kapılmış olabilirim. Ama bir insanı bugüne kadar yanlışlıkla gözümden hiç düşürmedim. Şayet gözümden düştüysen , mutlaka vardır bir sebebi. Bil istedim!!!
Nehrin büyük kanalında ilerledikçe rıhtım ıssızlaşmaktaydı. İyice boşandığında, geride bana veda eden bir karartı kaldı. Geniş kenarlı şapkasıyla yelpazelenen ve hüzne kapılmış beni izlerken kareli mendiliyle alnını silen. Sonra , büyük vinçlerin gölgesinde yitmiş minik bir nokta oldu. Gemi nehrin ağzından çıkıncaya dek, rıhtıma yapışıp kalacaktı kuşkusuz. O zaman da pişmanlıklarıma kazınmış son görüntü olacaktı...
Gemi yüz metre kadar açılmıştı. Babam telaşla bana son bir veda işareti yapıyordu. Mendiliyle yüzünün terini siliyordu ve orada gerektiginden fazla kaldığına inanmış gibi ailenin koluna girip sürüklüyordu.
Şeker portakalı kadar bir çırpıda soluksuz okuduğumu söyleyemem ama kitabın sonlarına doğru elimden düşmedigi doğrudur. Çoçuklugu zor geçen birinin ergenligi de yeteri kadar zor geçiyor. Ama yüregi sızlatan nokta ise baba şevkatine özlem ancak bu kadar güzel tasvir edilebilirdi diye düşünüyorum. Serinin 3. Kitabının peşindeyim..
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202342,9bin okunma