Ancak, bugüne kadar fethullahçılara ters düştüğü için kaç bin Emniyet mensubunun haksız suç isnadı ve iftiraya dayalı sahte belge ve tutanakla ya da tehdit, asılsız ihbarla disiplin cezası aldıkarı, işlerinden atıldıkları bilinmiyor.
Neden kendisine böyle bir şantaj yapılmak istendiğini de Nuh Mete Yüksel Star’a şöyle açıklıyor: ‘İrticaya karşı yürüttüğüm inceleme ve soruşturmalar, beni onlara hedef yaptı. Ama bunları da aşacağım. Beni montaj seks kasetiyle vurmaya çalıştılar. Bunların hesabı da, yapanlardan sorulacak.’
'Sınavı kazanmanın kriteri başarı olmadığı için mesleği gerçekten hak eden birçok aday mülakat sınavında eleniyor. Siyasi görüşler sayesinde sınavı kazanan kişilerin birçoğunun güvenlik soruşturmaları ise sağlıklı yapılmıyor. Bunun sonucu yaşam tarzını tanımadığımız, Atatürk ile ve inkilaplarına bağlılığı ve ülkenin bölünmez bütünlüğü konusundaki düşüncelerini bilmediğimiz kişiler, hakim ve savcı cüppesi giyerek kürsüye çıkıyorlar. Bu yöntemle mesleğe kabul edilen hakim ve savcılar arasında irticacı da çıkar, bölücü de.'
Hakim ve savcı alımında çok titiz davranmak gerekir. Yargıya kaliteli, bilgili, yetişmiş kişilerin alınması gerekir. Marjinal yapıda kişiler alınamaz. İdeal hakimler ancak parlak insanlardan oluşabilir. Belli görüşe angaje olmuş kişiler, hakim ve savcı alınamaz.