“13’ün yarısı nedir?” Biri “altı buçuk” derdi, ben de karatahtaya yazardım. “Başka?” Bir başkası çekine çekine, “altı nokta beş” derdi. “Tastamam. Ya daha başka?”
Burada durup, öküzün trene baktığı gibi yüzüme bakmaya koyulurlardı. “Tamam,” derdim o zaman, “Şu anda neler düşünüp hissettiğinizi unutmamanızı istiyorum; deli olduğumu, başka cevap olmadığını, 13’ün yarısının ya altı buçuk ya da altı nokta beşten başka bir şey olamayacağını düşünüyorsunuz.” “Şimdi, bir daha düşünün, düşünün: 13’ün yarısı başka ne olabilir?” “Bir ve üç” derdi sonunda biri sırıtarak. Patlama başlamış olurdu. “Tastamam. Ya başka 13’ün yarısı?” “İki. Kelime dört harfli Yarısı iki eder.” İş artık eğlenceli bir yola dökülmüş olurdu. “ON ve ÜÇ” “Harika. Ya daha başka?” Öğrencinin biri kalkıp tahtanın önüne gelir, önce ON ÜÇ yazıp sonra da alt tarafını silip bana dönerek muzaffer bir tavırla: “İşte on üçün yarısı” derdi. “Kusursuz. Ya daha başka?” Bir başkası kalkıp karatahtaya gelir ve önceki öğrencinin yaptığının tersine, kelimenin üst yarısını silerdi. Yuppiii! “Muhteşem, başka?”
Başka bir öğrenci karatahtaya koşup, kelime yerine rakamla 13 yazıp alt yarısını silerdi. “Bu da tamam. Ya daha başka?” Bu kere karatahtaya gelen, öncekinin tersini yapacaktı. “Çok iyi gidiyor. Daha daha başka?” “Sekiz. ON ÜÇ Romen rakamlarıyla XIII. Altını silerseniz, üst tarafı sekiz (VIII) eder.” Bu da bir başka patlama noktası. “Müthiş. Daha?” Bu defa kalkan, XIII’ün üst yarısını silip otururdu. Nefis. Daha başka?” On bir ve iki. Romen rakamlarıyla yazılışının sağ ve sol yarıları. “Tastamam. Başka?” “Bir-bir ve sıfır-bir. İkili taban sistemi. Tabii ya yarısı birbir diğer yarısı sıfır-bir. Aynı şekilde on bir ve bir. “Mükemmel. Başka 13’ün yarısı?” Biri kalkıp 1101 yazar ve üst kısmını siler, sonra yeniden yazıp bu
Otomobil sigortasının fiyatı belirlenirken kişilik özellikleriniz de hesaba katılır. Bekar bir gencin risk analizi yapıldığında evli ve çocukları olan birine göre kaza yapma ihtimali daha yüksek olduğundan primi daha yüksek hesaplanır.