Bankada 1.000 TL hesabınız olduğunu ve aklınıza gelebilecek en büyük alışveriş merkezlerinden birine gidin. 40.000 çeşit ürün olduğunu söylüyorlar buralarda. Bu 40.000 çeşit üründen nakit olarak satın alamayacağınız neredeyse hiçbir ürün olmadığını göreceksiniz. Bu çok büyük bir mutluluk ve haz verecektir size. Özellikle evlenmeyi düşünen gençlerin bu dediğimi yapmasını tavsiye ederim. Güç sizdedir, istediğinizi alabilirsiniz, istediğiniz ödeme ve teslimat şartlarını da koyarsınız. Nakit paranız var, bu pazarlık gücü demektir. Bunu uygulamalı olarak denerseniz hayatın düşündüğünüzden daha kolay olduğunu fark edersiniz. Hayat, kendisinden istemesini bilenlere karşı oldukça cömerttir.
Müzakere teknikleri açısından karşı tarafın bir ödün vermesini istiyorsanız, sizin de bir ödün vermeniz gerekir. Başarı şansınızı yükseltmek için kazan-kazan yaklaşımını benimsemek durumundasınız. İşvereninizle görüşürken maaşınıza zam beklediğinizi şu şekilde iletebilirsiniz: Eğer şu anki üretimi 150 adetten 200 adede çıkarırsam maaşıma %10 zam yapar mısınız? Ya da aylık satış adedimi %20 artırırsam maaşıma %10 zam isterim, anlaştık mı? Dikkat ederseniz her iki teklifte de bir meydan okuma ve iki tarafın da kazanacağı bir yaklaşım var. Satışların artması işvereninizin daha fazla kazanması demektir. Maaşınıza da bu performansın yansıtılmasını istemeniz son derece doğal bir teklif.
Maaşınıza zam istediniz ve bu yöntem işe yaramadı. Bu durumda size tavsiyem kariyerinize farklı bir kurumda devam etmeniz yönünde olacaktır. Eğer daha yüksek performans göstermenizi ödüllendirmeyen bir kurumda daha fazla kalmanız zaten orta ve uzun vadede sizi köreltecektir. İş körlüğü tehlikeli bir hastalıktır. Yeni bir kariyer arayışına girmek kazancınızı artırmanızı sağlayabilir. Çünkü yeni bir kurumda işe başlarken önceki işyerinizde aldığınız maaşın üzerinde bir rakamla çalışmaya başlayabilirsiniz.