Erdem ÇOMAK

Erdem ÇOMAK
@E_Comak
Bir maskenin ardında okuyor biraz da yazıyor. Tek yapmaması gereken konuşmak. Konuşursa maskenin ne kıymeti kalır ki...
Küçük Kral
-Birisi vardı Bay E. bana dedi ki "Bunu bana hiç söylemedin ve ben de hiç duymadım." Ben de dedim ki o birisine "Neyi söylemedim? Neyi duymadım?" Unuttum Bay E. unutmuş gibi yaptım. O birisinin tam da istediği gibi sustum, bilmemezlikten geldim. Sanki hiç söylememişim gibi gözlerine baktım sanki hiç söylememişim gibi konuşmaya devam ettim. Daha çok gençtim Bay E. yorgun çıktığım bir kavganın hemen ertesindeydim. Yaralı gibi bir şeydim Bay E. . Sağolsun o birisi bana tekrardan hatırlattı. Bu bir kavgadan fazlasıydı , bu bir savaştı Bay E.. Çok güzel hatırlattı. Vakit geldi unutmuş gibi yapmayı bıraktım. Susmayı bıraktım. O vakit savaşı kaybettiler Bay E. . Şimdi bakıyorum da gençliğime bu savaşı başlatmak veya bitirmek aslında onların ellerindeymiş. Bir tatlı ,söz bir ufak veda, belki biraz sevgi...
Reklam
Bir şiir bırak kendine...
Süleyman'a kalmadı tahtı Senin bana aşkın mı kaldı Sevdiğim? Oysa perdelere yağardı yağmur Gün açar bozkıra doğardı Bu topraklar yağmura hasret kaldı Oysa yağmur geceye ağlardı Senin gözünde yaş mı kaldı Sevdiğim? Bir sevdiğimiz vardı söylesene kim çaldı? Atmıyor solum,yüreğim kimde kaldı? Bir sevdiğim vardı,bir sevdiğin vardı Bir sevdiğimiz vardı Söylemedik ki içimizde hasret kaldı Bir şarkıydın dilimde Sustum,yüreğimde hasret kaldı Şimdi bende bir ismin kaldı Gidene de ölene de kalmadı aşkı Senin bana acın mı kaldı sevdiğim? Oysa bu toprakları sel alırdı Güz alırdı Rüzgar alırdı Şimdiyse toprağı alev aldı Baksana, gözlerim alev alev yandı Neredesin? Gözlerin kimde kaldı? Ellerin kimde kaldı? Yüreğini eller mi aldı? Süleyman'a kalmadı tahtı Senin yüreğinde sızı mı kaldı? Yapma Sana yâr olan Bana gönülde yara oluyor,sevdiğim...
Küçük Kral
"Büyük Yangın'ın arefesinde..." -Kısacası bizden güzel olan her şeyi çaldılar. Ben de bizi biz yaptım.
Küçük Kral
"Büyük yangından çok uzun zaman sonra..." -Gençlik zamanımda etrafımdakiler muhakkak birilerine aşık olurdu. Sanki aşık olmak o kadar basit bir şeymiş gibi.Önüne gelen sözler uydurur, şiir dedikleri ama şiirle alakası olmayan çöpler karalar, o çok aşık oldukları insan uğruna timsah gözyaşları dökerlerdi. Oysa ki Bay E. onlarınki aşk değildi ki. Kendilerini kandırırlardı. "Seni seviyorum" derken bile aslında "Beni sev" demek isterlerdi. Onlar aşık olduklarını zannediyorlardı. "Bu aşk beni yakıyor." diye haykırıyorlardı. O çağın insanı yalancıydı Bay E. . -Sonra ne oldu kralımız? -Onlara gerçek aşkın ne olduğunu gösterdim. Aşık oldum ve onların çağı kapandı.
Küçük Kral
"Büyük yangından çok uzun bir zaman sonra." -Gençken içim daraldığında ne yaptığımı hatırlıyor musun Bay E. ? -Yazardınız. Alırdınız elinize kalemi yazardınız kralımız. Tüm derdinizi içinizden sökercesine, tüm sevilmemişliğinizi örtmeye çalışırcasına ve o devasa yalnızlığınızı giderircesine yazardınız. -Sahiden de çocukmuşum. Bir insan, yapmak varken niye yazar ki? Keşke onları daha önceden yaksaymışım.
Reklam