Alt sınıfların kas gücüyle çalışmaya devam edip daha fazlasını hayal etmemeleri için beynimizin zeki olmayı üst sınıflarla özdeşleştirecek şekilde yıkandığını söylüyor.
Maggie hep böyleydi. Her zaman uyum sağlayan biri. İnsanları önemsediğimizde, hayatın daha kolay aktığını bilen biri. Hayatın daha doğal olmasını sağlayan biri.
İçinde bir enerji vardı. Fark etmemek imkânsızdı. Yıllar boyu titreşe titreşe sönmüş ama artık geri gelmiş ve takdir görmeyi bekleyen bir alev gibiydi. Yaşamın sorunlu tarafı buydu işte. Size peş peşe verdiği her gün kıymeti bilinmesi gereken birer mucizeyken, süreklilik yüzünden mucizeler gözden kaçıyordu.
Wilbur'un içinden bir sükůnet hissi gelip geçti.
Bir ahenk duygusu.
Belki de böyle bir şeydi. Böyle olacaktı belki. Sonsuza kadar altın renkte bir ışığın içinde süzülecekti. Ruhu mutlulukla dolu bir boşluğun içinde asılı kalacaktı.
Zamandan, baskıdan ve kaygıdan azade bir varoluş.