Hakikatle körebe oynayamayız. Madde veya alkol bağımlılığı insanın hakikatten saklandığı ve suni/kısa bir mutluluk hissi için gerçek hayattan kaçtığı bir körebe oyunudur sözgelimi.
Belki de ona dair önyargılar vardır zihnimizde. Bunu tersine çevirmek için çok basit bir alıştırma yapabiliriz. İçinizden hakkında hiç de iyi hisler geçirmediğiniz bir insanın olumlu vasıflarını hayal etmeye çalışın ara ara. Onun iyi yönlerini bulmaya gayret edin. Önyargı buzdağlarını eritmek için, insan kalbinin sıcaklığına sığının.
Saygı, muhatabımızın varlığına dikkat kesilmek ve ona değerli olduğunu hissettirmektir. Eğer olduğumuz biçimde görülüyorsak bize saygı duyulduğunu hissederiz. Varlığım bana saygı duyan biri tarafından teyit edilir, 'İyi ki buradasın!' der saygı duyan bana, 'iyi ki varsın ve benimle birliktesin'. Tanpınar'ın 'sükût suikastı' dediği şey, karşımızdakini görmezden gelerek, onun yaptığı güzel şeyleri yok sayarak, azar azar öldürmektir bir insanı.
Evet dostum yenilmeyi de bil. Hayatın bizi bazen yenilgilerle de taçlandırdığını, bazen en güzel sürprizleri yenilgilerin ardına sakladığını bil. Dire Straits'in bir şarkısında söylendiği gibi, 'yağmurdan sonra günışığı olmalı, acıdan sonra rahatlama olmali.
Eskilerin güzel bir sözü vardır:'Oldum demek öldüm demektir.' Ôğrenecek bir şeyimiz kalmadığında ya da biz öyle hisseder olduğumuzda hakikate açtığımız pencereleri kapatmışız demektir.