Oysa bir insanın ruhunun adı yoktur; ruh, saf hakikattir, belirli bir süre belirli bir bedende yaşar ve bir gün o bedeni terk eder; Son Yargı günü geldiğinde, Tanrı ruha, “Senin adın ne?” diye sormaz. Yalnızca, “Hayattayken sevdin mi ?” diye sorar. Çünkü yaşamın özü , pasaportumuzda , kartvizitimizde, kimliğimizde taşıdığımız ad değil, sevme yeteneğidir.