Ebru Işık

8/10
·72 syf.·
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Dün- Agota Kristof Sayfa Sayısı:71 Macar yazardan okuduğum ikinci kitap olup,dilini çok sevdiğimi söyleyebilirim. Hala bu yazarla tanışmamış olanlar varsa, bugüne kadar neden kendisine hiç şans vermemişim diyerek pişman olabilirsiniz. Kitap ince olması nedeniyle, başladığınız gibi anında bitiveriyor. Okurken sanki sohbet havasında bir anlatıma sahip olan yazarın dilini son derece akıcı buldum. Kurgusuyla ve olayların akışıyla bir anda başlayıp hızlıca biteceğine emin olabilirsiniz. Ben iyi ki bu yazara şans vermişim dedim. Sanırım külliyatını okuyacağım. Bence yazdıklarında yaşamının etkisi de çok büyük rol oynuyor. Yazar 21 yaşındayken, Stalin karşıtı sosyalist işçilerin, rejimi devirmek için çıkardığı ayaklanma, Sovyet ordusu tarafından bastırılınca , kocası ve çocuğuyla birlikte Macaristan’dan İsviçre’ye kaçarak yerleşiyor. Burada fabrikada çalışmaya başlarken, bir yandan da Fransızca öğreniyor ve tiyatro oyunları yazmaya başlıyor. Yazarlık hikayesi bu şekilde başlamıştır. Daha önce okuduğum kitabı Büyük Defter,Kanıt,Üçüncü Yalan adlı üçlemesinde de, bu kitabında da fark ettiğim, son derece ağır konuların işlenmiş olduğudur. Buna rağmen insanı hiç sıkmayan, yormayan bir anlatıma sahiptir. Hikayemiz, Tobias ile annesinin sefalet içindeki yaşam öyküsüyle başlıyor. Sonrasında içinde bulunduğu yaşantıdan kopmak isteyen Tobias’ın, adını değiştirerek Sandor Lester olarak, ülkesinden kaçıp başka bir hayata başlamasını ve bunun sonrasında gelişen olayları anlatmaktadır. Konu ilerledikçe bir annenin çocuğuna yaşatabileceği travmalara hayretler içerisinde kalarak tanık olacaksınız. Bu sırada yaşanan olayların çocuğun psikolojisi üzerinde çok büyük etkilerini, büyüdükçe kendisinin garipliklerini okurken şaşırmadan edemiyorsunuz. Platonik olarak aşık olduğu ilkokul döneminden
DünAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20193,128 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Panait Istratı-Kira Kiralina Sayfa Sayısı 132 Rumen yazar Panait Istrati'nin ilk romanı olmasına rağmen, acemilik izlerine hiç rastlamadığımız bu kitabı başlangıçta çok severek okuduğumu söyleyemem. Fakat ilerledikçe konu sizi içine almaya başlıyor. Balkanlar’ın Gorki’si denilen yazarın, yayınlanmış 70 in üzerinde eseri bulunmaktadır. Bu kitabın ilk kısmı Romanya’da, ikinci kısmı ise İstanbul’dan Lübnan’a uzanan oldukça geniş bir bölgede geçmektedir. Başlangıçta kitabı sıkılarak okuduğumu söyleyebilirim. Sayfası az ama ağır bir hikaye. Aslında yazar duru bir dile sahip olup,romanın kurgusu ve olay örgüsü açısından son derece akıcı bir şekilde kaleme almıştır. Buna rağmen, herkesin seveceği bir tarzı olduğunu düşünmüyorum. Ama ben diğer kitaplarını da okumak isterim. Yeni bir yazarla tanıştığımda yazı dilini seversem , mutlaka birkaç kitabını daha okumayı isterim. Konusuna gelecek olursak;içki ve şiddete eğilimli bir baba ile aile kavramı olmayan eğlence düşkünü bir annenin çocukları, Stavro ile ablası Kira etrafında dönen hikayede sık sık sinirleri geren olaylar yaşanmaktadır. Annenin yaşadıklarından sonra evden kaçışı ve bu arada birbirlerinden ayrılışlarını, sonrasında ise iki kardeşin, annelerini arayışlarını, bunun peşinden kardeşlerinde kopuşlarını anlatan olayları bir solukta okuyacaksınız. Talihsiz Stavro’nun çocukluk ve genç yaşındaki hayat mücadelesini ve ablasıyla annesini arayış çabalarını okurken üzülmeden edemeyeceksiniz. Eserin konusu hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum ki tadı kaçmasın. Okuyacak olanlara sadece okuduktan sonra pişman olmayacaklarını söyleyebilirim. Alıntılar: Her mutluluğun bir ters yüzü var, yaşamı bile ölümle ödüyoruz. Bundan ötürü yaşamın tadını çıkarmak gerekir. (S.43) İnsanın yaşamın ne olduğunu kavrayan bir varlık
Kira KiralinaPanait Istrati · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,540 okunma
8/10
·372 syf.·
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan Agota Kristof 372 sayfa Macar yazardan okuduğum ilk kitap. Agota Kristof’un üçlemeden oluşan son derece sarsıcı romanını okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını da Dün(roman),Okumaz Yazmaz(otobiyografik eseri) ve Önemi Yok(25 öyküden oluşan kitabını) okumaya karar verdim. Üçlemenin ilk kitabı olan Büyük Defter’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında anneleri tarafından, huysuz ve aksi olan anneannelerine bırakılan ikiz kardeşler Claus ve Lucas’ın dramatik, aynı zamanda çarpıcı hikayesine tanık oluyorsunuz. Zamanla ayrılmak zorunda kalan kardeşlerin, birbirini bulma çabasını ve o süreçte başlarından geçen olayları, büyük bir merakla okuyacaksınız. Çocukların hayata ve yaşanan olaylara karşı soğukkanlı, umursamaz, korkusuz tavırlarını okurken, neden bu kadar katılar diye düşünmeden edemiyorsunuz. Anneannenin çocuklara kötü davranışlarının altında yatan sebepleri, kitap ilerledikçe öğrenmek için sabırsızlanıyorsunuz. Çocukların asker kaçağı kısmındaki dik duruşları, işkence alıştırmalarındaki soğukkanlı tutumları ve hayvanlar üzerinde yaptıkları acımasızlıklara şaşırıp kızarken buluyorsunuz kendinizi. Kitap ilerledikçe pedofili, taciz hatta ensest gibi konularında ele alınması, bir taraftan sinirlerinizi gererken bir taraftan da olaylara yaklaşımlarından dolayı, tüylerinizi ürpertiyor. Kitabı sevdim mi konusu olay örgüsü ile evet, içine alan, sizi saran bir hikaye de buluyorsunuz kendinizi. Ama bir yandan da kitapta, insanı gerçekten rahatsız edici bir durum var. Kardeşlerden birinin anlatımıyla giden kitapta sanki aşırı duygusuz bir anlatım varmış hissine kapıldığım anlarda oldu. Zaman zaman çok donuk ifadelerle anlatılan hikayede, sürekli ne yaşamış ki hayata karşı bu kadar sert diye düşünmeden edemedim. Bu kadar ağır konular ele
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma