Büyük Defter, Kanıt, Üçüncü Yalan
Agota Kristof
372 sayfa
Macar yazardan okuduğum ilk kitap. Agota Kristof’un üçlemeden oluşan son derece sarsıcı romanını okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını da Dün(roman),Okumaz Yazmaz(otobiyografik eseri) ve Önemi Yok(25 öyküden oluşan kitabını) okumaya karar verdim.
Üçlemenin ilk kitabı olan Büyük Defter’de, İkinci Dünya Savaşı sırasında anneleri tarafından, huysuz ve aksi olan anneannelerine bırakılan ikiz kardeşler Claus ve Lucas’ın dramatik, aynı zamanda çarpıcı hikayesine tanık oluyorsunuz. Zamanla ayrılmak zorunda kalan kardeşlerin, birbirini bulma çabasını ve o süreçte başlarından geçen olayları, büyük bir merakla okuyacaksınız. Çocukların hayata ve yaşanan olaylara karşı soğukkanlı, umursamaz, korkusuz tavırlarını okurken, neden bu kadar katılar diye düşünmeden edemiyorsunuz. Anneannenin çocuklara kötü davranışlarının altında yatan sebepleri, kitap ilerledikçe öğrenmek için sabırsızlanıyorsunuz.
Çocukların asker kaçağı kısmındaki dik duruşları, işkence alıştırmalarındaki soğukkanlı tutumları ve hayvanlar üzerinde yaptıkları acımasızlıklara şaşırıp kızarken buluyorsunuz kendinizi. Kitap ilerledikçe pedofili, taciz hatta ensest gibi konularında ele alınması, bir taraftan sinirlerinizi gererken bir taraftan da olaylara yaklaşımlarından dolayı, tüylerinizi ürpertiyor. Kitabı sevdim mi konusu olay örgüsü ile evet, içine alan, sizi saran bir hikaye de buluyorsunuz kendinizi. Ama bir yandan da kitapta, insanı gerçekten rahatsız edici bir durum var. Kardeşlerden birinin anlatımıyla giden kitapta sanki aşırı duygusuz bir anlatım varmış hissine kapıldığım anlarda oldu. Zaman zaman çok donuk ifadelerle anlatılan hikayede, sürekli ne yaşamış ki hayata karşı bu kadar sert diye düşünmeden edemedim. Bu kadar ağır konular ele