Ebru Doğan

Ebru Doğan
@Ebruu___
"Eğer bir insanın ekmeğini kazanabilmesi yalnızca bilgisine ve becerisine kalsaydı, kişinin kendi değeri de bu yetenekleriyle paralel olarak, yani onun kullanım değeri ile belirlenecekti. Ama başarı, kişiligin ne kadar süslenip, nasıl satıldığına bağlı olduğu için, bireyler kendilerini bir eşya, bir mal olarak, daha doğrusu hem satılan mal ve hem de alıcı olarak görmektedirler. Artık insanlar kendi yaşamları ve mutlulukları için değil, en iyi biçimde satabilmek için uğraşır olmuşlardır."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Anne çocuğunu ondan bir şey beklediği için ya da bu yolla mutlu olduğu için değil, kendi çocuğu olduğu için sever. Bu nedenle anne sevgisini "iyi davranışla" kazanmak mümkün olmadığı gib, "kötü davranışla" bunu yitirmekte mümkün değildir. Anne sevgisi, merhamet, bağışlama ve şefkat doludur. Buna karşılık baba sevgisi bazı koşullara bağlıdır. Sevgisinin artması için çocuğun iyi davranışlı olması gereklidir. Ayrıca baba kendine en çok benzeyen oğlunu, yani kendi mirasını devredebileceği çocuğunu daha çok sever. Baba sevgisini yitirmek, ama yeni bir bağlılık göstergesi ve teslimiyet ile onu yeniden kazanmak da mümkündür."
"Bir kişiyi gerçekten sevmek, onun kişiliğinde tüm dünyayı sevmek demektir."
"Birçok insana "sahip olmak" alışkanlıklarından vazgeçmek güç geliyor. Bu yöndeki herhangi bir girişim, yüzme bilmeden denizin ortasına düşeceklermiş gibi bir korku ve güvenlik dayanaklarını yitirme telaşı veriyor onlara. Ancak bilmiyorlar ki, "mülkiyet" denilen koltuk değneklerini atmadıkça, kendi güçlerini ve yeteneklerini kullanabilecek duruma gelmeleri mümkün değildir. Onları engelleyen, sahip oldukları şeyler olmadan gelişemeyecekleri, başarılı olamayacakları hayali konusundaki yanlış inançlarıdır."
"Mavi bir camı, mavi dışındaki renkleri özümsemediği ve yansıtmadığı için "mavi" diye tanımlarız. Verdiğimiz ad, 'sahip olduklarına' değil, dışa yansıttığına ve verdiğine bakılarak yakıştırılmıştır mavi cama."