Çocukken kitap kurdu olan beni, kitaplardan ayıran olaylar, insanlar, her neyse… Ve yıllar sonra yeniden büyük bir açlıkla kitaplara sarılışım; şükür kavuşturana !
Masalar, iskemleler, bina iskeleleri, arabalar kiralanıyor, hepsi izleyicilerle doluyordu. İnsan kanı içen tüccarlar avazı çıktıkları kadar: -Yer isteyen var mı? diye bağırıyorlardı. İçimi öfkeyle dolduran bu kalabalığa: -Benim yerimi isteyen var mı? diye bağırmayı düşündüm.
Ne yazık! Ölüm ruhumuzu ne hale getirecek? Onu nasıl şekillendirecek? Ondan ne alıp ne verecek? Onu nereye yerleştirecek? bazen dünyaya bakıp ağlaması için etten gözler bahşedecek mi?
Ah! Birkaç saat içinde ölecek olmak ve bir yıl önce bugün özgür ve masum olduğumu, sonbahar gezintilerimden birini yaptığımı, ağaçların altında, yaprakların arasında dolaştığımı düşünmek!