Politikacılar da sevgiden ve saygıdan, sorumluluktan ve onurdan söz ederler, ama bizi bilinçdışı olarak onlara çeken şey, dudaklarının kenarına yerleşmiş olan bize karşı duydukları küçümseme ifadesidir.
Bize çeşitli vaatlerde bulunan, ama bunları yerine getirmeyen herkese kapılırız. Böylelikle ilk çocukluk dönemimizde bize sevgi diye yutturularak yaşatılan şiddeti tekrar tekrar yaşamış oluruz.
...geçmişi sürekli tekrarlamamızın gündelik yolu sevgi peşinde koşmamızdır. İdeal kadına veya ideal erkeğe dair bir hayalimiz vardır, ama onu çok farklı ilintiler içindeki biçimlerde ararız.
Ezene dair olumlu imgeyi koruyabilmek için içimizdeki bu kurbanı inkâr etmek zorunda kaldığımız sürece boşu boşuna kötülük biçimindeki iyinin peşinde koşmaya devam edeceğiz.