"Toyluğumdan kıyaslama yapamadığım için seçmedim seni. Bana daha cömert, daha akıllı, daha deneyimli göründüğün için seçtim. Nişanlandıktan hemen sonra hatırlıyorum da -inanmazsan günlüğümü getirebilirim- senin kendine inanmadığını yazmıştım. Bunu hissetmiştim. Başarısız olduğuna, herkesin seni küçümsediğine inanıyorsun, neden bilmem... ama sana asıl düğün hediyemin bu olmasını istemiştim. Kendine inanmanı sağlamak."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Seni uyarıyorum, Sam, bir kere gözünü yükseklere dikersen bu sana mutsuzluktan başka hiçbir şey getirmez. Bir dükkanın olmazsa kendini kötü hissedersin. Ona sahip olunca da daha beter olursun."
"Zamana dâir o büyük insani yanılsamayı olduğu gibi görmüştü, yani zamanın gerçekliğinin bir yolunkine benzediği yanılsamasını -insanın gelmiş olduğu ve gideceği yerleri gördüğü bir yol- oysa zaman daha çok bir odaya benziyordu aslında: Yani bize çok yakın olduğu için genellikle görmeyi başaramadığımız bir şimdi."
"Charles'ın üzerinde baskı yapan tek şey, bütün insanlara özgü o kimliğini koruma içgüdüsü değildi; düşünmekle, düşündüklerini tartmakla, kendini tanımakla geçmiş onca yıl vardı arkasında. Ondan ödenmesi istenen bedel bütün geçmişiydi, geçmişinde ıyi bildiği her şey; gerçekliği düşleriyle bağdaştırmayı her ne kadar becerememiş olsa da olmak istediği şeyin değersiz olduğuna inanmıyordu."