Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bugün sizlere oldukça farklı bir kitapla geldim. Hamza Kara ’ın yazdığı “Kozadaki Dünya” gündelik hayatın ağırlığıyla yaşayan Ali’nin bir sabah her şeyin değişmesiyle başlayan hikâyesini anlatıyor. Gökyüzünden yağan ağlar ve ardından ortaya çıkan o esrarengiz koza, romanın dönüm noktası… Ali, bu olaydan sonra hem yaşadığı şehri hem de kendini yeniden sorgulamaya başlıyor. Normal bir hayatın içinde görünmez bir şekilde yaşayan adamın, bir anda altüst olan dünyasıyla yüzleşirken attığı küçük adımlar, kitabı sürükleyici yapan en önemli noktalardan biri. Yazar, Ali’nin iç dünyasını gereksiz süslemelere girmeden, sakin bir tonla anlatıyor. Olay örgüsü yavaş yavaş açılıyor; hem gerçeklik hem de sembolik katmanlar iç içe geçiyor. Sayfalar ilerledikçe kozanın anlamı da netleşiyor: Ali’nin kendine yaklaşma çabası, kaçtığı sorular, yüzleşmekten kaçamadığı noktalar… ve daha neler neler. Kitabı bitirdiğimde, özellikle Ali’nin geçirdiği dönüşümün sade ama etkili bir şekilde işlendiğini düşündüm. Kozadaki Dünya, hem konusuyla hem de taşıdığı atmosferle insanı içine çeken, kapattıktan sonra da bir süre zihinde kalan bir roman oldu benim için. Ayrıca her bölümde farklı bir tür ile karşılaşmış olmak oldukça farklı ve keyifli geldi bana. Yazarımızın emeğine sağlık. Farklı bir okuma deneyimi isteyenlerin ilgisini çekeceğine eminim. İyilikle be kitapla kalın.
Kozadaki DünyaHamza Karabektaş · Kırmızı Ada Yayınları · 20248 okunma