Her ne kadar onu "Bayan Elizabeth" olarak tanıtsa da onlara göre o Küçük Elizabeth'ti. O kadar küçük, o kadar ışıl ışıldı ve küçük bir orman perisine o kadar benziyordu ki onu Kücük Elizabeth'ten başka bir şey olarak düşünemiyorlardı.
"Bugün kendimi Bayan Elizabeth gibi hissediyorum.
Beni Green Gables'taki arkadaşlarınıza tanıtırken 'Bayan Elizabeth' diye tanıtır mısınız? Böylece kendimi daha büyük hissedebileceğim."
"Olur"
diye söz verdi Anne, bir zamanlar Cordelia olarak tanıtılmak için yalvaran küçük, kızıl saçlı bir genç kızı hatırlayarak.
"Sevecek bir şeyiniz olmadığı sürece ne kadar fakir oldugunuzun bir önemi yok."
Anne daha önce Bayan Merrill'i görmemişti, bir daha da görmeyecekti ama onu daima hayatın o gizli yükünü taşıyan bir kadın olarak hatırlayacaktı.
Gerçekten de sevecek bir şeyin olduğu sürece fakir sayılmazdın.
Bu sırada bana yarın'dan bahsetti. Kadın ona Yarın'ın hiç gelmeyeceğini söylemişti ama Elizabeth işin aslını, o Yarın'ın bir gün elbette geleceğini biliyordu. Bir gün güzel bir sabaha uyandığında o günün Yarın olduğunu anlayacaktı. O gün bugün değil Yarın olacaktı ve harika şeyler yaşanacaktı. Kimsenin onu gözetlemediği, canının istediğini yapabildiği bir gün olacaktı.