Bir bebeğin böyle ağlaması garip. Derisi ve kemiği ile adeta duvarlardan geçiyor. Sanki bir daha asla mutlu olamayacakmış gibi, sanki bir daha hiç iyi bir şey olmayacakmış gibi...
Aşık olduğum adamı en çok takım elbise giyip kollarını sallayarak boş boş oyalandığı zaman seviyorum. Sanki bir şey onun için çok büyük ve o da küçülüp bana uyum sağlıyor.
Sessizce kendilerinden,tahta atlarından, ormanlarından ve dondurma külahlarından kim vazgecti ve sessizce ve fark edilmeden gülmeyi, hayal kurmayı ve oynamayı bırakıp... Çocukluğu ne zaman unuttular?