Bireyin yaşayacağı dünya kendi dünyasıdır. Kişiler, bu dünyada ve kendi problemleri konusunda ancak, dünyayı kendileriyle olan ilişkisi içinde yakalarlarsa bir şey yapabilirler.
"Farklı insanlar olayları farklı hatırlar. Ve iki insanın, aynı yerde olsalar bile aynı olayı aynı şekilde hatırladığını pek göremezsin. Yan yana duruyorsunuzdur ama iş olayları anlamlandırmaya geldiğinde, aranızda dağlar kadar fark vardır."
Ağlamaya başlamıştı. Tedirgin oldum. Yetişkinler ağladığında ne yapılacağını bilmiyordum. Benzer manzaralara hayatımda iki kez şahit olmuştum: Teyzem hastanede öldüğünde büyükannemler ağlamıştı. Bir de annemin ağladığını görmüştüm. Benim küçük dünyamda yetişkinler ağlamazdı. Ağladıklarında onları sakinleştirecek bir anneleri yoktu.
Yetişkinler yolları takip eder. Çocuklar keşfe çıkar. Yetişkinler aynı yolu yüzlerce, binlerce kez yürümekten sıkılmaz; yoldan çıkmak, çalıların arasına dalmak, çitlerin arasındaki boşluklardan geçmek çoğu kişinin aklına bile gelmez. Ama ben çocuktum, arazimizin sınırlarının dışına çıkmak için ev ile cadde arasındaki patikayı kullanmamı gerektirmeyecek bir düzine yol biliyordum.