Edanur Gündem

Edanur Gündem
@Edagndm
Hayatı boyunca bedeni zevkleri önemsemeyen, süslenmeye özen göstermeyen,tam aksine böyle alışkanlıkların arzu edilenin tersi sonuçlar vereceğine inanan ve öğrenmeyi hedefleyen alışkanlıklara değer veren bir insan,bu inanış sayesinde ruhu için endişe etmemelidir. Böyle bir insan ruhunu yabancı süslerle değil,ruhun kendisine özgü bilgelik,ölçülülük,adalet,yüreklilik, özgürlük ve hakikat gibi süslerle süsledikten sonra,alın yazısı onu çağırdığında Hades yolunu tutmak üzere hazır bekler.
Sayfa 172·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İlk olarak, dünyanın gökyüzünün ortasında bulunduğuna ve yuvarlak olduğuna inanıyorum. Bulunduğu yerde durması ve düşmemesi için ne havaya ne de başka bir desteğe ihtiyaç duyar. Evrenin homojen oluşu
Sayfa 166·Kitabı okudu
Size gelince,beni dinleyecek olursanız Sokrates’e değil gerçeklere önem verin ve bana ancak söylediklerimin doğru olması durumunda hak verin.Bütün savlarınızı kullanarak bana karşı çıkın ve coşkuya kapılıp,hem sizi hem de kendimi aldatarak,giderek iğnesini içeride bırakan arılara benzememi engelleyin.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Her zaman güzel öten kuğular,ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde,belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerine sevindiklerinden,daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar.Ama insanlar ölümden korktukları için kuğulara iftira atarak,üzüntülerinden öttüklerini,yaklaşan ölümleri için ağıt yaktıklarını söylerler.Oysa genel inanışa göre kederlerinden öttükleri varsayılan bülbül,kırlangıç ve ibibik gibi kuşlar da dahil olmak üzere,hiçbir kuşun aç olduğunda,üşüdüğünde ya da başka herhangi bir sıkıntı yaşadığında ötmediğini hiç akıllarına getirmezler.Ben aslında diğer kuşların da kuğuların da kederlerinden öttüklerini sanmıyorum.
Sayfa 129·Kitabı okudu
Söyleyeyim! Bilgiyi sevenler, bedenlerine yapışarak ona sımsıkı bağlanan, gerçek varlıkları kendi imkanlarıyla değil de bir hapishanede bulunuyorlarmışçasına bedenlerinin aracılığıyla algılamaya zorlanan ve mutlak bir cehalet içinde bulunan ruhları felsefenin denetimine geçtiğinde, bu korkunç hapishaneyi arzularının inşa ettiğini ve bizzat hapsedilen kendilerinin bu bağları daha da sıkılaştırdığını görürler. Bilgiyi sevenler, bu durumda bulunan ruhlarını ele geçiren felsefenin, ruhlarını tatlı tatlı teselli ettiğini,görme, duyma ve diğer duyular aracılığıyla edinilen bilgilerin aldatıcı olduğunu söyleyerek onu kapalı kaldığı hapishaneden kurtarmaya çalıştığını bilirler. Felsefe, ruhu kesin ihtiyaç duymadığı sürece duyulardan uzak durmaya, kendisinden başka kimseye güvenmemeye ve gerçek varlıkları sadece kendisinin algılayabileceğine ikna ederek dikkatini toplamasını, kendi içine yoğunlaşmasını teşvik eder. Aynı şekilde, kendisi görünmeyen ve düşünce yoluyla kavranabilen şeyleri algılayabilirken, diğer duyularla incelediklerinde farklı durumlarda, farklı şekiller alabilen şeyleri, duyularla algılanabilir ve görünür oldukları için gerçek kabul etmemesini söyler.
Sayfa 126·Kitabı okudu