"Senin yaşadığın yerdeki insanlar, aynı bahçenin içinde binlerce gül yetiştiriyorlar ve yine de aradıklarını bulamıyorlar.
Aslında aradıklarını tek bir gülde ya da bir avuç suda bulabilirlerdi...
... "Ama gözler kördür. Kalple aramak gerekir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsanların hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yok. Her şeyi dükkândan hazır alıyorlar. Ve arkadaşlar dükkânda satılmadığı için de hiç arkadaşları olmuyor."
"Aynı saatte gelsen, daha iyi olurdu... Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelsen, ben üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun değerini öğrenirim. Ama herhangi bir zamanda gelirsen, yüreğimi seni karşılamaya hazırlayacağım zamanı asla bilemem."
..."Bütün insanlar birbirine benzer bu yüzden biraz sıkılıyorum. Ama beni evcilleştirirsen, yaşamıma sanki güneş doğacak. Senin ayak seslerin benim için diğer hepsinden farklı olacak. Bir ayak sesi duyduğumda hemen toprağın altına gizlenirim. Ama seninkiler, bir müzik sesi gibi beni gizlendiğim yerden çıkaracaklar. Sonra şuraya bak! Uzaktaki buğday tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Buğday hiçbir işime yaramaz. Bu yüzden de tarlalar bana hiçbir şey hatırlatmaz. Buna üzülüyorum. Ama senin saçların altın rengi. Beni evcilleştirdiğin zaman harika olacak. Altın renkli başaklar bana seni hatırlatacak. Ve rüzgârın eserken başaklarda çıkardığı sesi seveceğim."