Ne dersen de ne beklersen bekle ya da bekleme hayat bir kaderi planı insana cemali ya da celali yollardan yaşatır. Öğrenilmesi gereken öğretilir, yaşanması gereken yaşatılır. Hepsi bir ruhsal plana hizmet eder. Sana hizmet eder. Seni sana buldurmak ve ruhen olgunlaştırmak için yaşanır.
Yaşam tiyatrosu toprak bedene enkarne olan ölümsüz ruhun zamana ve çabaya dayalı bu fiziksel planda tekamülü için sadece bir ortamdır. Bu ortamda her birimiz hem oyuncu hem de dekoruz. Tüm mevcudatın birbirine ilmik ilmik bağlı olduğu bu alemde hiçbir şey tek başına var olamaz çünkü her var oluş bir diğerinin varoluşuna bağlı. Bu yüzden de insan zorunlu varlıktır. Tek başına, kendi kendine var olabilen, hiçbir şeye ihtiyaç duymayan ise sadece Allah’tır.
Mutluluğunuzun peşinden gittiğiniz zaman kendinizi, aslında hep orada var olan ve sizi bekleyen bir yola sokuyorsunuz; yaşamanız gereken hayat, yaşadığınız hayat oluyor. Nerede olursanız olun -mutluluğunuzun peşinden gidiyorsanız, her zaman o canlanmanın, içinizdeki o hayatın tadına varırsınız.
Kadim bir Hermetik söze bayılıyorum; “öğrenci hazır olduğunda öğretmen gelir.” Sen almaya hazır olduğun vakit evrenin ikram ve lütufları sana nice yollarla ulaşır ve ulaştırılır. Bu kainat-ı muazzama da tek bir şey yoktur ki, rastgele olsun.