Kralların şanlı hükümranlıkları altında adalet ya değersiz aşağılık bir şeydir ya da gerçekte dünyada iki tür adalet vardır: Biri fakirlere uygulanan, yaya giden, yerlerde sürünen, yanlış yola sapmasın diye sımsıkı bağlanmış olan fakir halka göre düzenlenmiş zavallı bir adalet; diğer adalet de canının istediğini yapanlara, yasalarla sınırlanmayanlara, yüksek mevkide olanlara uygun, şahane bir adalettir.
Bir devletin gelişmesinin veya yıkılmasının o devleti yönetenlerin ve yargıçların elinde olduğu unutulmamalıdır... Oysa yargıçların adam kayırmaları ve para tutkularının olması bir devletin en sağlam en güvenilir yanı olması gereken adaleti ortadan kaldırır.
Bilgeler, sokaktaki halkın şiddetli yağmur altında ıslandığını görünce onlara ''evlerinize girin de ıslanmayın" diye bağırırlar; ama sesleri duyulmazsa sokağa çıkıp halkla beraber ıslanmazlar. Onlar evlerinde kalıp en azından kendilerini güvenceye almış olurlar, diğerlerine faydaları olmamıştır ama kendilerine olmuştur.