"Bay Montag, bir korkağa bakıyorsunuz. Ben gidişatı çok önceden gördüm. Bir şey demedim. 'Suçluları' kimsenin dinlemediği zamanlarda konuşup onları ifşa edebilecek masumlardan biriydim ama konuşmadım ve dolayısıyla ben de suçlu oldum."
"Onları yanmaz verilerle dolduracaksın,
‘gerçekleri‘ boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle ‘zeki‘ hissedecekler . O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar..hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler asla değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe ve sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar."
"Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı... hayal edemeyeceğimiz bir şeyler; orada bir şeyler olmalı. İnsan bir hiç uğruna kalmaz."
“Benim kitaplarımı asla alamayacaksınız,” dedi kadın.
“Yasayı biliyorsun,” dedi Beatty. “Senin sağduyun nerede? Kitapların hiçbiri diğerlerine uymuyor. Lanetli bir Babil Kulesi’yle, yıllarca
kendini buraya kapatmışsın. Kendine gel! Bu kitaplardaki insanlar
asla yaşamadılar. Haydi gel şimdi!”