Ayşenur ve onun yolculuğuna dahil olan Michael’in bize ışık tuttuğu, pek çok konuda parçaları birleştirmemize yardım edecek bir eser. Çocukluk deyip geçenlerin okuması, anne- baba olmadan herkesin satırlarını özümsemesi gereken kaynak niteliğinde bir roman.Kurgusal sıkıntısı çok ama vermek istediğini veren bir kitap. Biraz daha detaya inse de hızlı geçişler yapmasa daha keyifli olurdu okumak. Farkındalık oluşturmak açısından bence herkes okumalı. “Terapi, aile,anne-baba olmak, iyileşmek” oldukça güzel anlatılmış. NOT: Bir dönem çoook popüler olan “Çocuk ağlasa da gitme, alışmasın, kendi uyur.” yöntemini uygulayanları derinden sarsacak. Her zaman savunduğum şey : “Sevgi, zor anlarda hissettirilmezse sonra çoook geç olur.” Bunu, işin uzmanından duymak keyifliydi. Okuyacaklara “ışıklı” yolculuklar şimdiden.