Harika ötesi bir kitaptı Zeyno, ailesi onu istediği adama vermeyince sevdiğine, Rumi’ye kaçma kararı alıyor. Kaçtığı gece bir başkasına yakalanıyor. O sırada da abisi geliyor ve Zeyno’yu o adamla yakalıyor. Zeyno da o an ne yapacağını bilemeyerek o yabancı, tanımadığı adama kaçtığını söylüyor. Kendi sevdiği adamı korumak için. Ve o adam da Cesur.. Cesur Kadıoğlu. Ve Zeyno, hiç tanımadığı Cesur ile evlenmek zorunda kalıyor. Ailesi tarafından reddedilen, gelin gittiği evde hoş görülmeyen ve en önemlisi de kocasının, ona iftira atıp zorla evlendikleri için nefretini kazanan bir kadın Zeyno.
•
Cesur’un nefreti o kadar büyüktü ki bir an hiç bitmeyecek sandım. Ve Zeyno da Rumi’ye çok aşıktı, başkasını sevemez sandım. Ama yazarlar işleri öyle bir tersine döndürdü ki… Zeyno ile Cesur’un arasındaki çekimi görmemek imkansızdı. Özellikle kitapta en sevdiğim kısımlar İstanbul’da geçen kısımlar. Tekrar mı okusam acaba kitabı ya? Kitapta çoğu karaktere kızdım, ama onları anladım da. Herkes kendince haklıydı. Tek isteğim ikinci kitapta Cesur’un Zeyno’yu affetmesi. Ama o son…Ölümler, ihanetler, kan davaları, nefretten oluşan bir aşkın olduğu bu kitabıokuyun ve okutun