"Şimdiye değin o, hep âşık olunamaz biri diye görülmüşse, böyle bir görüntünün sorumluluğunu kendinden başka kime yükleyebilir ki! Gerdanındaki gerdanlıkla döşünü ileri sürerek meydan okuyabileceğini gösterebilmelidir. Oysa şimdiye değin böyle yapmamak uğruna ne zorluklara katlanmıştı, ne aptalca şeylere boyun eğmişti. Şimdi düşünüyor da, hiçbirine gerek yokmuş bunların."
"Aslında hem yitirilen kişi, hem yitirilenin nerde yitirildiği ayrı ayrı biliniyor. Bilinmeyen, yitirilen kişinin o yerde yitirilmiş olduğudur. O kişi ile o yer arasında kurulması gereken bağlantı kurulamıyor. Kenan elinin yitik kumları orada, bulunması gereken yerde duruyor; yitirilmiş olan Yusuf da yitik kumların arasında bir yerde “kendisi” olarak duruyor. İkisinin var olduğu, orada olduğu biliniyor. Ama henüz bu ikisi arasındaki bağlantı (Kenan eli ile Yusuf arasındaki bağlantı) bilgimizin dışındadır. Ama günün birinde Yusuf ortaya çıkınca, bu kez, onun nerede yitmiş olduğunu merak etmeye başlıyoruz. Kenan, bilinmeyen bir yer değildir. Ama Kenan’ın Yusuf ile bağlantısı bizim bilgimizin dışında kalmaktadır."