Keats ve Flaubert ile öbür erkeklerin güçlükle katlandıkları dünyanın aldırmazlığı, kadınların durumunda aldırmazlık değil düşmanlıktı.
...
Yanılsamalar içinde bulunan varlıklar olarak belki de herşeyden çok kendine güveni gerektiriyordu. Kendine güven olmadan beşikteki bebekler gibiyiz. Ve bu, düşünülemez, ama aynı zamanda paha biçilmez niteliği en kısa zamanda nasıl oluşturabiliriz? Başkalarının kendimizden daha aşağı düzeyde olduğunu varsayarak.