Cemiyet hayatında, dünya ve ahiret cezaları korkusundan doğan ahlak yerine “hürriyet ve düzenin” uzlaştırılmasına dayanan gerçek ahlak ve fazileti hakim kılmak.
Nemiz varsa, bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı’nın, vicdanımızı ve kafamızı Doğu’nun
pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcaklığını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz