Osman Pamukoğlu

Yazar 8,7/10 · 386 Oy · 18 kitap · 858 okunma ·  169 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

169 okur beğendi.
386 puanlama · 518 alıntı
1 haber · 6.441 gösterim
858 okur kitaplarını okudu.
685 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
16 okur kitaplarını şu anda okuyor.
6 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Osman Pamukoğlu'nun Biyografisi

Osman Pamukoğlu (27 Aralık 1947; Gerze, Sinop), Türk emekli tümgeneral, yazar ve siyasetçi. Hak ve Eşitlik Partisi'nin kurucusu ve mevcut başkanıdır.

Askerî yaşamı
Sinop'un Gerze ilçesinde doğan Pamukoğlu, 11 yaşından 55 yaşına kadar askeri üniforma giymiştir. Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde öğrenim görmüştür. 10 yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulunmuştur. 1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı vazifelerini yapmıştır.

1993'de Tuğgeneralliğe terfi etmiş, 1997'de Tümgeneralliğe yükselmiştir. 2002'de Tümgenerallikten emekli olan Pamukoğlu toplamda 43 yıl askeri üniforma giymiştir. Osman Pamukoğlu, 1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı almıştır. Pamukoğlu, Türk Ordusu'nda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişidir.

PKK'ya karşı mücadele
1993-1995 yılları arasında Hakkari bölgesinden sorumlu olarak PKK'ya karşı yönettiği üstün mücadele dağlardaki PKK'ya bağlı militanlar rakamının 12.000'den 5.500-6.000 aralığına inmesini sağlamıştır. 30'a yakın kere yapılan sınırdışı askeri harekatların neredeyse tümü onun yönetiminde yapılmıştır. Dönemin genelkurmay başkanı Üç tane Pamukoğlu Paşa olsa terörü bitiririz. demiştir.

Pamukoğlu, o dönemde yapılan büyük askeri fedakarlıklara rağmen PKK'nın halen niçin sonlandıralamadığını 3 temel sebebe bağlıyor: İlk olarak gerçek bir siyasi irade kurulamaması, ikincisi tam bir istihbarat olmaması ve son olarak her yerde yayılmış asker bulunması diye tanımlıyor. Bizzat kendisinin yazdığı kitaplarda ve konuk olduğu birçok televizyon programında PKK'ya karşı yapılan mevcut mücadelenin uygun tarz ve strateji olmadığını ve ancak daha fazla şehit verilmesine sebep olduğunu söylemiştir. 'Karakolların hepsi yıkılmalıdır. Karakola gerek yok. Gelsinler bakalım, girsinler... Nereden girecekler? Pusuyu kurarsın, ağı kurarsın, mostrayı kurarsın alırsın.' demiştir. Daha doğru olan yöntemin 20.000 kişilik Eşkıya Takip Kuvveti kurmak ve dağlarda, taşlarda, mağaralarda, ormanlarda, nehir yataklarında yani tüm coğrafyada bulunmanın gerekliliğini belirtmiştir. Karakollarda bekleyen Mehmetçik kendisine karşı yapılan ani saldırılar halinde yeri, hareketleri, silahları militanlar tarafından bilinen bir durumdadır. Bir başka deyişle, bellibaşlı, elle gösterilebilir bir yerde olmamakla birlikte her yerde her zaman bulunma tavsiyesini vermiştir.

2007 yılında ise Serdar Akinan tarafından kendisinin görevli olduğu yıllarda PKK olaylarının gelişimini inceleyen Kan Uykusu belgeselinde PKK'ya karşı mücadelesi konu edinilmiştir.

Yönettiği operasyonlar
• I. PKK Kirpi Operasyonu
• II. PKK Balkaya Operasyonu
• III. PKK Kuzey Irak Mezi Harekatı
• IV. PKK Karanlık Dağ Operasyonu
• V. PKK Buzul Dağı Operasyonu
• VI. PKK Ejder Operasyonu
• VII. PKK Karadağ Operasyonu
• VIII. PKK Kuzey Irak Hakurk Operasyonu

Siyasi yaşamı
28 Temmuz 2008'de yaptığı ulusal çağrı ile fiili olarak siyasi hayatına başlamıştır. Bu çağrısında Hak ve Eşitlik Partisi'nin ana felsefe ve ilkelerini duyurmuştur.

Pamukoğlu, 4 Eylül 2008'de yani Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurduğu gün Anıtkabir özel defterine şunları yazmıştır:
"Büyük Önder,
Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız.
Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir."

28 Temmuz Çağrısı
Çağrı, "Anadolu ve Trakya'da yaşayan Türk halkı bu çağrı size" diye başlar. İlk başta Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim durumun tarifini yapar ve insanoğlunun yeryüzünde görülmeye başladığından itibaren ki tüm mücadelelerin ana sebebinin 'Hak ve Eşitlik' olduğunu belirtir. Ardından, Türkiye'deki durumun düzeltilmesi ve tekrar 'hak ve özgürlüklerine' kavuşması için partinin gerçekleştireceklerini sıralar.

Ardından, Pamukoğlu "Hak ve Eşitlik Partisi'nin Doğa ve Felsefesi" adlı metni sunar. Bu bildirinin ardından halktan gelen destek ile Hak ve Eşitlik Partisi 36 gün sonra, 4 Eylül 2008'de kurulmuştur. 36 gün gibi kısa bir sürede bir siyasi partinin mevcudiyet kazanması Türkiye'nin geçmişinde nadiren olmuştur; fakat kurduğu parti hızla örgütlendiği gibi dış odaklardan gördüğü tepki de erken gelmiştir. Belli zaman aralıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne verilen Avrupa Birliği İlerleme Raporları'nda Hak ve Eşitlik Partisi'nin varlığından, oluşumundan ve gelişmesine karşı alınacak acil tedbirlerden bahseder. Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında
« "Thomas söyledim, ‘korkunun ecele faydası yok’ İsveçli. Sen serbestsin, biz de serbestiz. İsveçli, gelirsen İstanbul’a, Ankara’ya haber ver. 8-10 bin kişiyle havaalanında seni karşılayacağız. Şimdi o kağıda yazdıklarını benim yüzüme söyle diye” »
demiştir.

Bu tarihten itibaren sürekli biçimde teşkilatlanma çalışmalarına devam eden Hak ve Eşitlik Partisi'ne 900.000 resmi başvuru olmuştur. Pamukoğlu, partiye gelen basvuruların 22.000 kişilik dilimler halinde ele alındığında çoğunluğun 18 ve 35 yaşları arasında bulunduğunu ve bu sebeple, partinin çevik bir nüfusa sahip olduğunu belirtmiştir.

2010 Mart ayı içerisinde, Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bulunan Osman Pamukoğlu, partinin iktisadi politikasının önemini vurgulamak üzere şu açıklamayı yapmıştır: "Partinin ilk hedefi bu. Önce ekmek, sonra huzur. Huzur derken bütün adalet sistemini, dağda gezen eşkıyayı, şehirlerdeki mafya dahil onları kastediyorum. Bizim parti ile ilgili halkın Türkiye genelindeki kanaati şu: Hak ve Eşitlik Partisi ve genel başkanları Osman Pamukoğlu olduğu sürece Türkiye'de güvenlikte herhangi bir sorun olmaz. Yani, ne yapacağını nasıl yapacağını bilir. Buna inanmış halk. Yani, daha biz bir şey yapmadan dahi halkın kanaati bu... Milletin merak ettiği, ekonomide ne yapacağımız... Ekonomide... 'Siyasal ve Toplumsal İlkeler' kitapçığımızda önce ekonomi var."

Osman Pamukoğlu'nun Kitapları Kitap Ekle

8,3/ 10  (58 Oy) ·  184 Okunma
3. Cehennemdere Kanyonu (Yaşamla Ölüm Arasında 20 Asker ve 1 Yüzbaşı)
9,1/ 10  (59 Oy) ·  98 Okunma
7,8/ 10  (22 Oy) ·  48 Okunma
6. Korkunun Çocukları (Yasasız Demokrasiye Geçiş)
8,1/ 10  (15 Oy) ·  37 Okunma
7. İnsan ve Devlet (Arada Sıkışıp Kalanlar)
9,5/ 10  (15 Oy) ·  36 Okunma
8. Kara Tohum ("Barış Sonsuz Bir Rüyadır")
8,8/ 10  (14 Oy) ·  30 Okunma
7,7/ 10  (10 Oy) ·  28 Okunma
11. Akıllı Ol! (Güç ve Zeka İçin Yaşam Rehberiniz)
9,0/ 10  (7 Oy) ·  20 Okunma
12. Yolcu (Beyhude Geçmesin Bu Ömür)
9,6/ 10  (7 Oy) ·  20 Okunma
13. Önder (Çağların Özlemi)
9,2/ 10  (11 Oy) ·  19 Okunma
10,0/ 10  (7 Oy) ·  13 Okunma
16. Baş Döndürenler (İmparatorların Savaşından Türklerin Ulusal Bağımsızlık Mücadelesine)
8,7/ 10  (7 Oy) ·  8 Okunma
17. Başka Bir Hikaye (Herkese Yaşam Üzerine Notlar)
9,7/ 10  (3 Oy) ·  5 Okunma
Ayten Ernaz Tiryaki, bir alıntı ekledi.
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sokrates
"Sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez. "

Ey Vatan, Osman Pamukoğlu (Sayfa 78)Ey Vatan, Osman Pamukoğlu (Sayfa 78)
Oğuz, bir alıntı ekledi.
16 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bir millete yapılabilecek en sinsice hücum, onun vicdanı ve hafızasından mazisini yok etmektir.

Yolcu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 178)Yolcu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 178)
Nur-AL, bir alıntı ekledi.
15 Oca 2017

Can sıkıntısı, iç zenginliği olmayanların kendilerinin dışında başka şeyler aramasından kaynaklanır. Benim, odaları kitap dolu bir evim, bahçem, köpeğim, tavuklarım, sebze ve meyvelerim var. Yetmez mi? Doğanın bahşettiği ihtişam da cabası!

Kafes Beyaz Çığlıklar, Osman PamukoğluKafes Beyaz Çığlıklar, Osman Pamukoğlu
Şifresini unutan Da vinci, bir alıntı ekledi.
26 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Vatan taş, toprak değil şereftir. Şerefsizlik ve onursuzluk bir ağaçtaki yara gibidir.
Yaranın izi kaybolmaz sadece büyür.
Ve bir vatansever, vatansız olmaz.

Cehennemdere Kanyonu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 64)Cehennemdere Kanyonu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 64)
Oğuz, bir alıntı ekledi.
18 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Türk gençliği
Türk gençleri; Türk Devletinin gelecek kuşakları, Ulu Önder'in kendilerine hitabında yer alan "Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler" sözünü hiç akıllarından çıkarmamalıdır.

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman PamukoğluUnutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok, Osman Pamukoğlu
Ayten Ernaz Tiryaki, bir alıntı ekledi.
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hüseyin Nihal Atsız
"Bir millet bağımsızlık dahil her şeyini kaybedebilir. Fakat dilini sakladıkça, o millet yaşıyor demektir. "

Ey Vatan, Osman Pamukoğlu (Sayfa 67)Ey Vatan, Osman Pamukoğlu (Sayfa 67)
Aykan, bir alıntı ekledi.
20 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Haklı eleştirileri dinlemiyorsanız,henüz olgunlaşmadığınızı gösterir.Haksız eleştirilerden rahatsız oluyorsanız,kendinize güveniniz yok demektir.

Yolcu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 50)Yolcu, Osman Pamukoğlu (Sayfa 50)
7nci adam ϟ™, bir alıntı ekledi.
20 Oca 17:32

Savaşta usta asker sinirlenmeyen askerdir. Zaferde usta asker korkusuz askerdir.
Bu nedenle akıllı olan savaşı önceden kazanır, oysa cahil asker kazanmak için savaşmak zorundadır.

Savaş Sanatı, Osman PamukoğluSavaş Sanatı, Osman Pamukoğlu
Aykut, bir alıntı ekledi.
12 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Sevgi dayatılmaz, emredilmez... O, zorunlu biçimde özgürdür... İnsanı sevmek demek, onun içinde ki en iyinin dışavurmasını istemek demektir.

Başka Bir Hikaye, Osman Pamukoğlu (Sayfa 24 - İnkılâp Kitabevi)Başka Bir Hikaye, Osman Pamukoğlu (Sayfa 24 - İnkılâp Kitabevi)
Bütün Alıntıları Göster

Osman Pamukoğlu kitap incelemeleri

Aykut, Başka Bir Hikaye'yi inceledi.
14 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Osman Pamukoğlu'nun diğer kitaplarında ilgimi çeken şey, temelde konuyla alakasız görünse dahi, edebi ve felsefik kitaplardan yaptığı alıntılardı. Edebiyat ve felsefeye yoğun bir ilgisi olduğunu tahmin ediyordum hep.
Zira bu kitabında da Dostoyevski'den, Cicero'ya uzanan alıntılar var. Diğer kitaplarından farklı olarak bu kez, kendi fikirlerini de edebi ve felsefik haliyle sunuyor.Sanırım kitabın adının ''Başka Bir Hikaye'' olması da bundan. İdeolojik
sorunlardan ve siyasetten çok insani duygulara yönelmiş,
kitap. Yapılan alıntılar ve sunulan fikirler kesinlikle üzerinde düşünülmeye değer, ağırlığı olan satırlardan oluşuyor. Asker kimliğini, sert mizacını bırakıp tamamen şairane yönünü ortaya koymuş denebilir ve bu yönünü de çok başarılı buldum.

Ayrıca kitabın benim için özel bir yanı var. Osman Pamukoğlu ile konuşma ve kitabı imzalatma şansı bulmuştum. Bu kitabı seçmemin nedeni de, aforizmalardan oluşması ve ortasından dahi açsam kitapla doğrudan iletişime geçebilecek olmamdı.
Her ne kadar onu yorgun görmüş olsam da, her zaman ''Efsane Komutan'' ve ''Fikir Adamı'' olarak hatırlamaya devam edeceğim.

Vatanını seven her Türk insaninin okumasi gereken bir kitaptır kendileri. 90li yillarda güneydoğu'da pkk'ya karşı yapılan mücadelenin detaylarını anlatılıyor.

Şerife Nur Yüksel, Baş Döndürenler'i inceledi.
21 Tem 2017 · Kitabı okudu · 15 günde · 8/10 puan

Kitaba başladığım günden bu yana on beş gün geçmiş.. Hayli uzun bir zaman ! Fakat kitabı okumamın bu kadar uzun sürmesi sizi asla korkutmasın. Kitabın akıcılığı ve içeriği ile ilgili bir mesele değil, tamamen benim içinde bulunduğum durum ile ilgilidir.

Kitap "İmparatorların Savaşı" ve "Türklerin Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi" adlarında iki bölümden oluşuyor ve ordumuza büyük katkıları olan Osman Pamukoğlu'nun "Tarih elveda demez; tekrar görüşmek üzere der." cümlesiyle başlıyor. Birinci bölümde Birinci Dünya Savaşının başlamasını tetikleyen unsurlar, Osmanlı Devletinin geri durma çabaları,milli duygularını Alman hayranlığının çok geririsinde tutan paşalar, Osmanlı Devletinin savaşa katılması ve mağlubiyeti anlatıyor. İkinci bölümde ise Mondros Ateşkesinden Lozan'a kadar sürdürülen siyasi, askeri, milli mücadeleler anlatılıyor.

"Baş Döndürenler'i aynı türde yazılan kitaplardan ayıran şey nedir? " diye soracak olursanız eğer söyleyeyim. Kitapta sayısal veriler gerek Türk arşivleri gerekse yabancı arşivlerden fayfalanılarak gerçeğe en yakın şekilde aktarılıyor. Savaşa katılan asker sayısı,esir sayısı, malzeme sayısı.. Bunun yanı sıra İtiraf devletlerinin komutanlarının notları ve yabancı gazetelerin demeçlerinin de kitapta yer alması yaşanan savaşlara olan bakış açınızı genişletiyor. Son olarak Cumhuriyet'in bel kemiği olan Sakarya Meydan Muhasebesi ve Büyük Taarruz(SAD Harekatı)'un gün gün tüm ayrıntı ve olabilesi gerçekliğiyle kaleme alınması okuyucuya yenilgi, ümit, yorgunluk,zafer ve daha birçok duyguyu Türk ordusu ile birlikte yaşatıyor.

İncelememi Mustafa Kemal Paşa'nın "... akan Türk kanları, gökte dolanan şehit ruhları devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. " sözüyle bitirmek istiyorum.

YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA !

Keyifli okumalar. :)

Kitapları Fazla Seven Kadın, Cehennemdere Kanyonu'yu inceledi.
 19 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı elime aldığım zamandan itibaren askerimize polisimize Rabbim yardım etsin, başımızdan eksik etmesin diye dualar ederek okudum.
Gerçek bir hikaye ve bunun gibi nicesi gerçekleşmiştir. Aslında hikaye değil gerçeğin ta kendisi.
"Ben savaşta mürekkeple değil, kanla yazılmış kitap okudum. Böyle bir kitaptan sonra uydurmalara dayanamam."

Aykut, Siyasetin Sefaleti'yi inceledi.
 28 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

''Efsane Komutan'' denir. Militarizm sevdalısı değil,karşıtı bir insan olarak militarizm'in mevcut tarih ve coğrafya içinde ihtiyaç duyulan ne yazık ki en önemli şeylerden biri olduğunu kabul etmek gerekir. Terör nasıl bitirilir'in cevabını ''Akil insanlar'' gibi saçma sapan popülasyonlar da aramak, ''İstemem yan cebime koy'' demenin değişik versiyonlarından biridir.Çünkü bir konu hakkında konuşup sağlıklı sonuca ulaşmak isteniyorsa bilgisi olan insanlarla bunu konuşmak vakit kaybına engel olmak demektir.
Bu yüzden de bu kitabı yalnızca ''Muhalif'' bir kitap olarak değerlendirmek yanlış olur.Çünkü Muhalefet sözcük anlamıyla ''Bir görüşe,eyleme,tutuma karşı olmak'' anlamına geliyor ve bir çok insan bunu yalnızca karşıtlık olarak görüyor.Bu da ''Zaten her şeye karşılar.'' algısı yaratıp dinlemeyi unutmayı sağlıyor.Kitapta ders çıkarılması gereken bir çok nokta var.Ayrıca Öngörüleri de değerlendirmek gerekiyor. Bu yönleriyle ele alıp ''Yapılması Gerekenler'' olarak algılanırsa daha doğru olur.Bu kez de aklıma ister istemez şu soru geliyor, ''Tarif belli,yapılacak şeyler belli,neden yapılmıyor?''
Birileri yapmak istemiyor'dan başka cevabım yok. Sırf birileri bir şeyleri istemiyor diye yüz binlerce insan ölüyor.Bu kitabın adı bile Türkiye özetidir benim için.Çünkü bu durum Sefalettir.
Kitap incelemesinden ziyade fikir belirtmemin sebebi de yalnızca budur.Sefaleti anlatmanın gereği yok zaten yaşıyoruz. Osman Pamukoğlu'na gelecek olursak ;

Bu ülkede siyasi ve askeri anlamda saygı duyduğum kişilerin başında gelir.Bunun en büyük nedeni askeri anlamda yaşayan efsaneler'dendir.Piyade Alay Komutanlığı,Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı,Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı,Piyade Okul Komutanlığı,Tuğgenerallik ve Tümgenerallik gibi vazifelerini büyük bir başarıyla yapmıştır.43 yıl boyunca üzerine giydiği üniformanın hakkını vermiş,1 kez Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı almıştır.
Türk Ordusu'nda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip olan da tek kişidir.

Siyasi bir biyografisi yoktur,kendi seçimidir. 4 Eylül 2008 tarihinde kurduğu ''Hak ve Eşitlik Partisi'' yanıltmasın.
Oturduğu koltuğa zamk gibi yapışan siyasetçilerin olduğu ülkemde kurduğu partiyi gençlere bırakmıştır.
Daha önemlisi Siyasi fikri vardır.Bu fikirler tarihten,coğrafyadan,stratejiden beslendiği içinde son derece önemlidir.Bu fikirleri ve geçmişi öngörü ve tanımı bu kitapta bulabilirsiniz.
Böl-parçala-yönet'ten, fethedemediğin yeri ve insanı satın al'a gelen bir dünya da belki siyasi arena'da size birileri çağrışım yapar.

Asena Bozkurt, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
01 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Askeri taktik,liderlik,komutanlık hakkında,gerilla savası hakkında bilgi veren,Ülke icinde eksikliklerimizi,askeri alandaki eksiklikleri güzel anlatımlarla sunan etkileyici bir kitap.
Askeri,silah,mühimmat,askeri sınıflar,rütbeler v.b bilginiz varsa okumaya doyamayacağınız bir kitap.

Şifresini unutan Da vinci, Cehennemdere Kanyonu'yu inceledi.
17 Eki 2017 · Kitabı okudu · 10 günde · Puan vermedi

Kitabı okumaya başladığım günden beri sürekli "osman paşa bizi dağlara götür" diye dolanıyorum.
Sadece bizim değil pkknın bile övgüler yağdırdığı (korktukları için) komutan Osman Paşa'nın Çukurca'daki timinin başına gelenlerini anlatıyor.
Karda kışta korkusuz askerlerimizin nasıl savaştığını, savaş stratejisi, savaşın psikolojik etkilerini merak edenler için harika bir kitap.
Ayrıca Bakınız; https://youtu.be/vH15pd9dZW0

Eralp Yüksel, Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok'u inceledi.
26 Şub 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Pkk nasıl biter? sorusunun cevapları var...
2256 eşkıya sürüsü öldü...
Fakat bu Ankara'da deri koltuklarda oturarak olmadı.
Bot çamura bulandı, bayrak dağların en yükseğine asıldı.
Bu bir etnik köken meselesi değil, bu bir vatan meselesi!..

Sümeyra Kaplan, Ey Vatan'ı inceledi.
28 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sen Şehit oğlusun,incitme,yazıktır,atanı:
Verme,dünyaları alsan da,bu cennet vatanı.

Aykan, Cehennemdere Kanyonu'yu inceledi.
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Mehmet Rauf'un Eylül kitabını Eylül ayında okuduğumdan bu yana okuyacağım romanı hikayenin geçtiği mevsimlerde okumaya dikkat ediyorum.
Osman Paşa'nın bu kitabını okumak içinde -10'ları beklemeyi düşünsem de bekleyemeyip okudum.Kış daha sertleşmemişti belki ama kitabı okurken yüzüme çarpan soğuğu da hissettim,tipiyi ve sisi de,bata çıka operasyona gitmeyi de.
İçinizde ''Dağ ne filmdi be'' diyen varsa bu kitapta öyle bir kitap.

Bütün İncelemeleri Göster