“Yedinci asırda İslamiyet’in zuhuru ve Bizans imparatorluğu üzerine ilk atılışı, onu Suriye ve Filistin’den, Mısır’dan, bütün Afrika’dan tamamıyla atmış; Anadolu ve İstanbul yolunu açmıştı.”
İstanbul'un fethi manevî bir hâdise olarak çok derindi; siyasi, askeri, milli ve medeni tesirleriyle hudutsuz bir kıymeti haizdi. İstanbul fethi ile Anadolu ve Rumeli birleşmiş oluyorlardı, vatan yekpare bir şekle giriyordu. Devlet, ordularını bir taraftan bir tarafa istediği gibi geçirebilecekti; aynı zamanda iki tarafın denizlerine hâkim bir vaziyet alıyordu. O vakte göre Asya'yı, Avrupa istilâlarına kapamış oluyordu.”